Back

ⓘ Siyaset. Osmanlıca üzerinden Türkçeye geçen Siyaset sözcüğü Arapça Seyis At Bakıcısı kelimesi ile bağlantılıdır. Türk dilleri içerisinde yer alan ve -At- kökünd ..




                                               

Pitsa Galazi

Pitsa Galazi Kıbrıslı bir deneme yazarı, sair ve yayıncıdır. 1960lar ve 1990lar arasında çok sayıda siir kitabı yayımlandı.

                                               

Lesotho-Türkiye iliskileri

Lesotho-Türkiye iliskileri, sınırlı düzeydedir. Türkiyenin büyükelçiliği Pretoryada yer almaktadır ve Lesothonun Roma Büyükelçiliği Türkiye ile akreditedir. Iki ülke arasındaki ilk görüsmeler 2019 yılında Ankarada gerçeklesmistir.

                                               

Ekvator Ginesi-Türkiye iliskileri

Ekvator Ginesi-Türkiye iliskileri, Ekvator Ginesi ile Türkiye arasındaki dıs iliskilerdir. Türkiyenin 1 Haziran 2018den beri Malaboda Büyükelçiliği bulunmaktadır ve Ankaradaki Ekvator Ginesi Büyükelçiliği Aralık 2018de açılmıstır.

                                               

Burundi-Türkiye iliskileri

Burundi-Türkiye iliskileri, Burundi ile Türkiye arasındaki ikili iliskileri ifade eder. Burundi’nin Ankaradaki büyükelçiliği Haziran 2014’te açılmıstır. Türkiye ise Bujumburadaki büyükelçiliğini Aralık 2018de açmıstır.

                                               

Namibya-Türkiye iliskileri

Namibya-Türkiye iliskileri, Namibya ile Türkiye arasındaki dıs iliskilerdir. Türkiyenin 4 Ocak 2012den beri Windhoekte büyükelçiliği bulunmaktadır.

                                               

NATO-Türkiye iliskileri

Kararlı Destek Misyonu ile Afganistana yardım ve destek amaçlı koalisyon kurulmustur. Kurulan koalisyona Türkiye, 600 asker göndererek katkı vermistir. Ayrıca Türkiye bu savasta Çerçeve Ülke görevini üstlenen devletlerden birisi olmustur. Bu savas sonrası Türkiye 2020 yılına kadar Hamid Karzai Uluslararası Havaalanının güvenliğini ve isletmesini üstlenmistir. Ayrıca Bakınız: Afganistan Savası 2001-günümüz

                                               

Patricia Russo

Patricia F. Russo, Trenton, New Jersey doğumlu Amerikalı bir is kadınıdır. 2002den 2008e kadar Lucent Technologiesin CEOsu olarak görev yaptı. Su an Hewlett Packard Enterpriseın baskanı olarak görev yapmaktadır. Forbes Magazine, Russoyu 2006 yılında Dünyanın En Güçlü 100 Kadını Listesinde onuncu olarak derecelendirdi.

                                               

Gergely Karácsony

Gergely Szilveszter Karácsony, Macaristanlı siyaset bilimci ve politikacı. 2010dan 2014e kadar Ulusal Meclisin bir üyesiydi. 2014 yılında Zuglónun belediye baskanı olarak seçildi. Su anda ise Budapestenin belediye baskanı konumunda.

                                               

Komorlar-Türkiye iliskileri

Komorlar-Türkiye iliskileri, Komorlar ile Türkiye arasındaki dıs iliskilerdir. Büyükelçi düzeyindeki diplomatik iliskiler 1979 yılında kurulmustur. Mısırın Kahire kentindeki Komorlar Büyükelçiliği Türkiyeye akreditedir. Madagaskarın baskenti Antananarivodaki Türk büyükelçisi de Komorlara akreditedir. Komorlar ve Türkiyede sırasıyla Istanbul ve Moroni Fahri Konsoloslukları bulunmaktadır.

                                               

Mustafayev

Mustafayev, Rusça "- ev" sonundan türetilmis bir Azerbaycan erkeksi soyadıdır; disil karsılığı Mustafayevadır. Bu soyadına sahip önemli kisiler sunları içerir: Ali Mustafayev 1952–1991, Azerbaycanlı gazeteci Eskender Mustafaiev 1981 doğumlu, Ukraynalı yüzücü Bunyamudin Mustafayev 1992 doğumlu, Rus futbolcu Aytən Mustafayeva 1968 doğumlu, Azerbaycanlı politikacı Shahin Mustafayev 1965 doğumlu, Azerbaycanlı politikacı Imam Mustafayev 1910–1997, Azerbaycanlı politikacı Roshen Mustafayev 1960–2009, Azerbaycanlı siyaset bilimci Khydyr Mustafayev 1905-1975, Azerbaycan askeri subayı Nataliya Must ...

                                     

ⓘ Siyaset

Osmanlıca üzerinden Türkçeye geçen Siyaset sözcüğü Arapça Seyis At Bakıcısı kelimesi ile bağlantılıdır. Türk dilleri içerisinde yer alan ve -At- kökünden türemis olan Atkarma siyaset, idare ve Atkarmak sözcükleri de benzer anlamları karsılamaktadır. Bu bağlamda "Siyaset" ve "Atkarma" sözcüğü aslında atın idare edilmesi manasına gelmektedir.

                                     

1. Yan anlamlar

Osmanlıca’da ise bu anlamlara ilaveten padisahın hükmettiği ölüm cezası anlamında kullanılır. Esasen Islam kamu hukukunun önemli bir unsuru olan" siyaseten katl”, Türk – Islam devlet nazariyesinde hükümdarın yetkisine bağlı olarak sekillenmistir. Buna göre siyaseten katl, en genel tanımıyla Islam hükümdarının mutlak otoritesine dayanarak verdiği en ağır cezadır. Kavram bu haliyle, bir hükümdarın ülke idaresi ve politika zorunlulukları gereği hükmettiği ölüm cezasıdır. Kavram, Islam kamu hukukunda, özellikle de Osmanlı devlet düzeninde o denli yerlesmistir ki siyaset sözcüğü tek basına, esas anlamının yanında ve pek çok kullanımda hükümdarın verdiği ölüm cezasını ifade eder.

Yunan siyasal yasamında ise siyaset, "polis"e veya devlete ait etkinlikler biçiminde tanımlanmıstır. Politika bilimi politoloji politik hareketler ve güç edinilmesi ve kullanımı konusunu inceler.

Politika, toplumun halka dair yaptığı tüm etkinliklerdir. Aristoteles

                                     

2.1. Siyasi analiz Düsünsel gelenek

Eflatun veya Aristonun kurucuları olarak kabul edildiği bu gelenekte etik sorunları incelemek önceliklidir. Olması gerekenle ilgilenir. Günümüzde ise bu gelenek, "bireysel özgürlüğün sınırları ne olmalıdır?" "Devlete neden itaat etmeliyim?" gibi normatif sorunlarla uğrasır.

                                     

2.2. Siyasi analiz Deneyci gelenek

Deneyci geleneğin izlerini Aristodan, Montesquieuye kadar birçok siyaset bilimcide görürüz. Günümüzde özellikle Amerikalı siyaset bilimciler tarafından kullanılan bir çözümleme geleneğidir. Var olanı, isleyis sisteminin ne olduğunu anlamaya çalısır. John Locke ve David Humeun çalısmaları sayesinde yaygınlasan Deneycilik Auguste Comteun çalısmalarına bağlı olarak pozitivist sekilde değismistir. Deneycilik, sosyal bilimlerde de doğa bilimlerinin yöntemlerinin kullanılması gerektiğini savunur.

                                     

2.3. Siyasi analiz Bilimsel gelenek

Siyaseti bilimsel olarak ele alan ilk kisi Karl Marxtır. 1870lerde Avrupa sehirlerindeki üniversitelerde siyaset alanında kürsüler açılmıstır. Bu dönemde diğer sosyal bilimlerde olduğu gibi siyaset biliminde de davranıssalcı akım kendini göstermis ve 1970lere kadar bilimsel gelenek etkisini ağırlıklı olarak göstermistir.

                                     

3. Yönetim

Siyaset, belli bir toplumda çatısma halinde olan düsüncelerin uzlastırılması faaliyetidir. Bu uzlastırma faaliyeti ise yönetim erkinin elde bulunması ile gerçeklesir.

Siyaset tarihine bakıldığında insanın ortaya çıkısı ile birlikte siyaset; yönetim sanatı da sahnede yerini almıs ve binlerce yıl yöneten ve yönetilen arasındaki iliskilerin düzenlenmesi ile yönetsel gücün elde tutulması davranıslarına yön vermistir.

Tüm medeni toplumlarda Antik Çağdan beri toplum yönetimi üzerine çalısma yapan düsünürler hep kendi çağlarının bir ütopyasının mükemmel veya sadece daha iyi bir toplum olusturmak için verilen çabaları tanımlamak için kullanılan bir terim mücadelesini vermislerdir.

                                     

3.1. Yönetim Devlet

Tarım ve din toplumlarında modern anlamda devlet yoktu. Egemenlik kralın, hükümdarın, dini liderindi. Avrupa ve Amerika devrimleriyle mutlakıyetten mesrutiyete ve cumhuriyete yönelen devlet gücünü toplumsal sözlesmeye dayandırdı. Hukukiliği kabul ederek, bağımsız yargının denetimine izin verdi, meclis iradesini halkın iradesiyle bütünlestirdi. Kutsaldan bireye, vesayetçilikten özerkliğe, merkeziyetçilikten ademimerkeziyetçiliğe, devletçilikten piyasacılığa, ırkçılıktan çoğulculuğa, gizlilikten seffaflığa doğru gelisti.

Kuvvetler ayrımı esasını ortaya atan Montesquieu 20 yıl üzerinde çalıstığı De lesprit des lois adlı kitabında yasama, yürütme ve yargıyı birbirlerinden ayırmanın önemini vurgulamıstır.

Farklı politik toplumlardaki farklı pozitif hukuk sistemlerinin çok çesitli faktörlere, örneğin, halkın karakterine, ekonomik kosullarla iklime, vs., göreli olduğunu söylemistir. O, iste bütün bu temel kosullara, "yasaların ruhu" adını veren Montesquieu bu bağlamda, üç tür yönetim tarzını birbirinden ayırmıs ve bu devletlere uygun düsen yönetici ilke, iklim ve topraktan söz etmistir. Buna göre, despotizm büyük devletlere, sıcak iklimlere uygun düser ve korkuya dayanır. Britanya örneğinde olduğu gibi, ne soğuk ve ne de sıcak olan bir iklimin hüküm sürdüğü, orta büyüklükteki devletlere uygun düsen yönetim biçimi, monarsidir; söz konusu yönetim biçimi, san ve serefe dayanır. Buna karsın, soğuk iklimlere ve küçük devletlere uygun düsen rejim, demokrasidir; demokrasinin yönetici ilkesi erdem dir.



                                     

3.2. Yönetim Feodalizm

Feodal düzenin siyâsî yapısı bir piramit gibidir. En üstte kral veya imparator, altında ise kendisine bağlı soylular bulunur. Bu soyluların altında daha alt soylular olur. Bu hiyerarsik düzenin en alt ve en genis tabakasını serfler olusturur.

Feodal sistemde sadece üretim araçları değil, askerî güç de feodal beyler arasında paylasılmıstır. Donanımlı askerlerden olusan merkezî bir ordunun kurulması kral açısından pahalı olduğundan, bu ihtiyacı feodal beyler karsılamıstır. Bu sebeple kralın savasta basarılı olması, feodalitenin desteğine bağlıdır.

                                     

4. Iktidar, mesruiyet ve egemenlik

Iktidar kavramı birey veya topluluğun baska birey veya topluluk üzerinde kendi istediklerini yapabilme veya yaptırabilme gücüdür. Siyaset disiplini içerisinde iktidar daha genel bir anlam yüklenmis ve bir devletin içindeki tüm birey ve gruplar üzerindeki hakimiyeti kapsamıstır. Siyâsî iktidarı diğer iktidar unsurlarından ayıran en önemli özellik ise mesru olma gücüdür.

Mesruiyet siyasi iktidarı, yönetilenler için makul seviyede olması için, halkın rızasına dayandırmasıdır.Bir diğer deyisle iktidar ile toplum arasında karsılıklı rıza ile yapılan sözlesmedir.

Egemenlik kavramı Latince superanus olup "en üstün iktidar" anlamına gelmektedir. Siyaset disiplini literatürüne sokan Bodindir. Jean Bodin egemenlik için birçok ailenin ortak çıkarlarının, egemen bir güçle yönetilmesi, Thomas Hobbes;bireysel kudretlerin toplamını egemenin kendi iradesine göre kullanmak yetkisi olarak tanımlarlar. Günümüzde ise egemenlik anayasalar aracılığıyla sınırlanmakta, güçler ayrılığı ilkesiyle bölünmekte ve seçimler aracılığıyla devredilmektedir.



                                     

5. Siyaset kuramları

Ideoloji siyasal ya da toplumsal bir öğreti olusturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir toplumsal sınıfın davranıslarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, moral, estetik düsünceler bütünü. En basit tabirle bir ideoloji, düzenlenmis, yapılanmıs bir fikirler bütünü dür. Bu fikirler bütünü de siyasetin temeli olan siyâsî ideolojileri olusturmustur.

                                     

5.1. Siyaset kuramları Muhafazakârlık Tutuculuk

Muhafazakârlık, var olan durumu koruma amacını güden düsünce tarzı. Toplumun değismesine karsı direnç gösteren, toplumsal-kültürel değerlerin korunmasını savunan sağ kanat siyasi ideoloji.

Muhafazakârlığın değisime karsı direnis olarak tanımlanması, özellikle değisim isteyen sol ideolojiler tarafından elestirilir. Muhafazakârlığın var olan kazanımları ve değerleri korumak seklinde bir yanı da vardır. Bu açıdan bakıldığında, herkes, solcular dahil, istedikleri toplumsal düzen gerçeklestiğinde muhafazakârlasabilirler. Nitekim Sovyetler Birliğindeki solcu rejime karsı olanlar örneğin Troçkistler bu rejimi tutuculasmakla suçladılar. Bu suçlamanın ardından zaten rejim karsıtları ayaklanma çıkardılar.

                                     

5.2. Siyaset kuramları Sosyalizm

Sosyalizm, sosyal ve ekonomik alanda toplumsal refahı devlet kararlarının getireceğini ve üretim araçlarının hakimiyetinin toplumlara ait olduğunu savunan, isçilerin yönetime katılmalarına ağırlık veren, özgür girisimi devletin ve sendikaların baskısı altında tutmaya çalısan, telkin ve propagandalarını eğitim, tarım ve vergi reformları üzerinde yoğunlastıran ekonomik ve siyasi bir ideolojidir.

                                     

5.3. Siyaset kuramları Komünizm

Komünizm, sosyal örgütlenme üzerine bir kuramsal sistem ve üretim araçlarının ortak mülkiyetine dayalı bir politik harekettir. Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır. 20. yüzyılın basından beri dünya siyasetindeki büyük güçlerden biri olarak modern komünizm, genellikle Karl Marxın ve Friedrich Engels’in kaleme aldığı Komünist Manifesto ile birlikte anılır.

                                     

5.4. Siyaset kuramları Liberalizm

Liberalizm, özgürlüğü birincil politik değer olarak ele alan bir ideoloji, politika geleneği ve düsünce akımıdır. Genel anlamda liberalizm, bireylerin ifade özgürlüğüne sahip olduğu, din, devlet ve kimi zaman kurumların gücünün sınırlandırıldığı, düsüncenin serbest bir sekilde dolastığı, özel tesebbüse olanak sağlayan bir serbest piyasa ekonomisinin olduğu, hukukun üstünlüğünü geçerli kılan seffaf bir devlet modeli ve toplumsal hayat düzeni hedefler. Devleti bir gece bekçisi modeli olarak görmektedir. Devlet sadece bireylerin güvenliğini korumakla ve onların refahını sağlamakla yükümlüdür. Ekonomik anlamda kapital ekonomiyi benimser. Mülk edinme esasına dayanır. Devletin ekonomiye müdahalesi sadece bir görünmez eldir. Devlet müdahalesindeki temel amaç rekabet edilebilir ortamı sağlamaktır. Ekonomi ve maliye politikalarına gerek yoktur. Zaten serbest piyasa ekonomisi kendiliğinden ekonomi dengesini sağlar. Liberallerin en büyük korkusu devletin birey karsısında güçlü konuma gelmesidir. "Bırakınız gitsinler, bırakınız yapsınlar" genel sloganıdır.



                                     

5.5. Siyaset kuramları Kapitalizm

Kapitalizm üretim araçlarının özel mülkiyetine ve bunların kâr amacıyla isletilmesine dayanan bir ekonomik sistemdir. Kapitalizmin merkezindeki özellikler özel mülkiyet, sermaye birikimi, ücretli emek, gönüllü takas, bir fiyat sistemi, ve rekabetçi pazarları içerir. Kapitalist piyasa ekonomisinde, karar verme ve yatırım finansal ve sermaye piyasalarındaki üretim faktörleri sahipleri tarafından belirlenir. Malların fiyatları ve dağıtımı ağırlıklı olarak piyasadaki rekabet tarafından belirlenir.

                                     

5.6. Siyaset kuramları Anarsizm

Anarsizm kavramı Yunanca anarchaia dan hükûmetin olmaması durumu gelir. Insan özgürlüğünü kısıtlayan tüm otoritelerin ortadan kaldırılmasını ve barıs, uyum ve is birliği ilkelerine dayanan yeni bir toplumsal düzen yaratma düsüncesindedir. Anarsistlere göre devlet ve devletin kurumları toplumu sömürmek için güç odakları tarafından yaratılmıs bir araçtır. Anarsizm, bireyci anarsizm ve anarsist komünizm seklinde tasnif edilmektedir.

                                     

5.7. Siyaset kuramları Fasizm

Fasizm pek çok açıdan, Fransız Ihtilali sonrasında serpilip büyüyen akılcılık, ilerleme, özgürlük ve esitlik gibi değerlerden mürekkep Batı siyasal düsüncesine karsı bir tepki olarak görülebilir. Bu değerlerin yerini fasizmde birlik, mücadele, liderlik ve güç gibi olgular almıstır. Bu bakımdan Italyan fasistlerin kullandığı "1789 öldü" sloganı oldukça anlamlıdır. Fasizm genel olarak seçilmis bir ulus olma bilinci, demokrasinin reddi ve yayılmacı dıs politika temellerine dayanır.

                                     

6. Siyasal sistemler

Siyasal sistem, sosyal sistemin bir dalı olduğu için toplumlar arasında farklı sistemler ortaya çıkmıstır. Siyasal sistem genel olarak devlete bağlı olan kurumların birbirleri arasındaki iliskiler ve yöneten ile yönetilenler arasındaki iliskilerin bütünüdür. Siyasal sistemler yöneten ve yönetilenin sayılarına göre kategorilendirilir.

Eflatuna göre ilk siyasi sistem patriarsi dir. Bu küçük toplumlardaki daha çok aileler içinde uygulandığı varsayılan bir sistemdir ve yöneten pozisyonunda, erkek ve en yaslı olan kisi bulunmaktadır. Ailelerin birlesmesiyle büyüyen toplumlarda, bir ailenin yönetimde bulunması ile monarsi birden fazla ailenin bulunması halinde ise aristokrasi sistemleri ortaya çıkmıstır. Sistemin bilgelikten çok san ve söhrete önem vermesinden dolayı bozulması timokrasi yi ortaya çıkarmıs ilerleyen dönemlerde yöneticiler, erdem ve bilgelikten yoksun oldukları sebebiyle, zenginlik ihtirasına bürünmüs ve oligarsi ortaya çıkmıstır. Oligarside ortaya çıkan düzensizlikle meydana gelen çatısma sonucu yoksulun zengini yenmesi ile demokrasi olusmustur. Fakat Eflatun, halkın tamamının siyasete karısmasının toplumu bozacağını ileri sürer. Bu durumda ise toplum Tiranlık sistemine teslim olur ve kölelesir. Eflatun bütün siyasi sistemleri bu sekilde tasnif eder ve özetler.

                                     

6.1. Siyasal sistemler Aristo sınıflandırması

Eflatunun bu bilgileri ısığında Aristonun siyasi sistem sınıflandırması siyaset bilimciler tarafından genel kabul görmüstür.

  • Zenginlerin çıkarını amaçlayan azınlık yönetimi: Oligarsi
  • Ortak iyiliği amaçlayan çoğunluğun yönetimi: Politeia
  • Yoksulların çıkarlarını amaçlayan çoğunluğun yönetimi: Demokrasi
  • Ortak iyiliği amaçlayan tekin yönetimi: Monarsi
  • Tekin çıkarını amaçlayan tekin yönetimi: Tiranlık
  • Ortak iyiliği amaçlayan azınlığın yönetimi: Aristokrasi
                                     

6.2. Siyasal sistemler Modern dünya sistemleri

1950ler ve 1960larda sistemlerin sınıflandırılması çabaları, değisen sistemlerle birlikte devam etti. Soğuk Savasın keskin karsıtlığı ile birlikte "üç dünya" yaklasımı ortaya çıktı. Buna göre dünya üç ayrı blok halinde bölünebilirdi.

  • Gelismekte olan "üçüncü" dünya
  • Komünist "ikinci" dünya
  • Kapitalist "birinci" dünya

Ancak 1970lerde baslayan ve günümüzde hâlâ devam eden, Afrika ve Latin Amerika demokratiklesme çabaları "üçüncü" dünya, 1990ların basındaki Doğu Avrupa devrimleriyle de "ikinci" dünya rejimleri çökme dönemine girdiler.

                                     

7. Kaynakça

  • Andrew Heywood, Siyaset, Liberte Yayınları, Subat 2006 ISBN 975-250015-3
  • Mümtazer Türköne, Siyaset, Lotus Yayınevi, Eylül 2005 Ankara ISBN 975-6665-06-8
  • Aristoteles Siyasi Ahlak
  • Eflatun, Devlet
Karadağ-NATO iliskileri
                                               

Karadağ-NATO iliskileri

Karadağın Kuzey Atlantik Antlasması Örgütü ne veya NATO ya katılımı 5 Haziran 2017de gerçeklesti. Karadağ, NATOya üyelik basvurusunun son adımı olan Üyelik Eylem Planını Aralık 2009da verdi. NATO tarafından 2 Aralık 2015te resmi bir davet yayınlandı ve katılım müzakereleri 19 Mayıs 2016da gerçeklesti. Karadağ, 5 Haziran 2017de resmen NATOya katıldı.