Back

ⓘ Siyaset felsefesi ..




                                               

Açık hükûmet

Açık hükûmet, yurttasların resmi kayıtlara erisme hakkı olduğunu ve bu hakkın yasal yollardan her zaman aranabileceğini savunan öğreti. Aynı zamanda, ilgilenen vatandasların yasama sürecinde daha doğrudan yer alarak rollerini etkinlestirmelerine olanak sağlayan bir teoridir. Resmi bilgilere ya da herhangi bir bilgi türüne iliskin yasa, bilgilerin kamuya açıklanmasını yasaklayabilir, gerekli kılabilir ya da buna tümüyle tarafsız kalabilir. Bilgilenme özgürlüğü yasaları, kamunun resmi bilgilere erisme hakkını yasa güvencesine bağlar; böylece salt bazı iletisim biçimlerini gerekli kılar. Bazı ...

                                               

Agorizm

Agorizm, insanlar arasındaki tüm iliskilerin karsılıklı rızaya dayalı alısverislerden olustuğu bir serbest pazar dünyasını amaçlayan, Samuel Edward Konkin III tarafından ve J. Neil Schulman’ın da katkılarıyla kurulmus bir politik felsefedir. Agoristler kendilerini piyasa anarsistleri olarak düsünürler. Genel olarak agoristler siyasi adaylar ve siyasi reform için oy kullanımına karsıdır. Bunun yerine özgür bir topluma ulasmak amacıyla alternatif stratejiler izlenir. Agoristler eğitim, doğrudan eylem, alternatif para, girisimcilik, öz yeterlilik ve en önemlisi karsı ekonomi gibi yöntemler ku ...

                                               

Bireycilik

Bireycilik, bireyin özgürlüğüne büyük ağırlık veren ve genellikle kendine yeterli, kendi kendini yönlendiren, görece özgür bireyi ya da benliği vurgulayan siyaset ve toplum felsefesidir. Bireycilik, her seyden önce insanlığın toplumsal birliklerden değil, bireylerden olustuğu düsüncesine dayanır. Bu varlıklar, biri diğerinden ayrılamaz ve indirgenemez varlık özelliği tasırlar. Duygulanımları, hareketleri ve düsünceleri kendilerine aittir. Bireycilik, bir değerler sistemi olduğu kadar, insan yapısıyla ilgili bir kuram, genel bir davranıs biçimi ve belirli siyasal ekonomik, toplumsal ve dins ...

                                               

Biyoiktidar

Biyoiktidar terimi asıl olarak Fransız Filozof Michel Foucault tarafından ortaya atılmıs ve modern ulus devletlerin amaçlarını" bedenlerin zaptedilmesini ve nüfusun kontrol edilmesini basarmak için sayısız ve farklı tekniklerin uygulanısındaki bir patlama” aracılığıyla, özellikle de istatistik ve olasılığın kullanılması yoluyla, düzenleme pratiğine isaret eden bir terimdir. Foucault bu terimi ilk College de France’daki derslerinde kullandı, terim yazılı olarak ilk kez Cinselliğin Tarihi adlı kitabının ilk cildi olan Bilme Istenci’nde kullanıldı. Düsünürün iki çalısmasında ve daha sonraki k ...

                                               

Çokluk (siyaset)

Çokluk kavramı merkezi liderlik ile lidersiz anarsi arasında politik bir alternatif belirtir. Ilk defa Machiavelli tarafından kullanılmıstır ve daha sonra Spinoza tarafından gelistirilmistir. Son zamanlarda kavram kürsel kapitalist düzene karsı yapılan direnis hareketlerini düzenleyen model olarak Michael Hardt ve Antonio Negri tarafından Imparatorluk kitabında kullanılmıstır. Hardt ve Negri son kitaplarında, "Multitude: War and Democracy in the Age of Empire", çokluk kavramını internet ve ağlı toplumun değisen üretim yöntemleri ve toplumsal mücadelesi üzerinden gelistirmislerdir. Çokluk, ...

                                               

Devlet felsefesi

Devlet felsefesi, bir yurt üzerindeki yurttasların en üst yönetim aygıtı olan devlet, egemenliğini yurttaslardan alır, yurttaslara dağıtır. Bir bayrağı, resmi bir dili vardır. Genis kurumlardan ve uzmanlardan meydana gelen personeli, iç ve dıs güvenliği sağlamak için kuvvetleri, üretim iliskilerini denetlemek ve yönetmek için maliyesi bulunur. Tarım ve din toplumlarında modern anlamda devlet yoktu. Egemenlik kralın, hükümdarın, dini liderindi. Avrupa ve Amerika devrimleriyle mutlakıyetten mesrutiyete ve cumhuriyete yönelen devlet gücünü toplumsal sözlesmeye dayandırdı. Hukukiliği kabul ede ...

                                               

Devlet sosyalizmi

Devlet sosyalizmi, hükûmetin üretim araçlarının çoğuna sahip olduğu ancak bir dereceye kadar özel kapitalizme izin verildiği ekonomik sistemdir. Bir baska tanıma göre, kademeli devlet eyleminden etkilenen ve tipik olarak büyük endüstrilerin kamu mülkiyetini ve isçi sınıfının yararına olacak iyilestirici önlemleri içeren, sınırlı sosyalist özelliklere sahip bir ekonomik sistemdir. Tüm endüstrilerin ve doğal kaynakların devlet mülkiyetinde olduğu, devlet tarafından kontrol edilen planlı bir ekonomiyi savunan teori, doktrin ve hareket anlamına da gelir. Mahmut Esat Bozkurt ise devlet sosyaliz ...

                                               

Dini milliyetçilik

Dini milliyetçilik milliyetçiliğin belli bir dini inanç veya dogma ile olan iliskisidir. Bu iliski iki yöne ayrılabilir: din siyaseti ve dinin siyaset üzerindeki etkisi. Paylasılan bir din, ulus vatandasları arasında ortak bir bağ olan birlik duygusuna katkıda bulunur. Dinin diğer bir siyasi yanı, paylasılan etnisite, dil veya kültür gibi ulusal bir kimliğin desteklenmesidir. Dinin siyasette etkisi, dini fikirlerin günümüzde yorumlanmasının siyasi aktivizme ve harekete ilham veren daha ideolojik; Örneğin, daha katı dini bağlılığın sağlanması amacıyla kanunlar çıkarılmıstır.

                                               

Efendi-köle diyalektiği

Efendi-köle diyalektiği Hegelin felsefesinde anahtar öğelerden biridir. Bu, Hegelin, özbilinçliliğin nesnel bilince zıt olarak nasıl olustuğunu açıklamak için yazdığı bir hikâye ya da mittir. Bu, en önemli eseri olan Tinin Görüngübiliminde yer almaktadır. Egemenlik-esirlik diyalektiği olarak da bilinmektedir.

                                               

Führerprinzip

Führerprinzip, Üçüncü Reichın hükûmet yapılarında siyasi otoritenin temelini belirlemistir. Bu ilke, "Führerin sözü, yazılı yasanın üstündedir" anlamına gelir ve hükûmet politikaları, kararları ve büroları bu amaca yönelik olarak çalısmalıdır. Gerçek siyasi kullanımda, çoğunlukla bir siyasi partinin saflarında diktatörlük uygulamasına atıfta bulunur ve bu nedenle siyasi bir fasizmin bir ayırt edici haline gelmistir.

                                               

Karma ekonomi

Karma bir ekonomi, çesitli sekillerde piyasa ekonomilerinin unsurlarını planlı ekonomilerin unsurlarıyla, devlet müdahaleciliğiyle serbest piyasaları veya özel tesebbüsün kamu girisimiyle harmanlayan bir ekonomik sistem olarak tanımlanır. Bu nedenle, karma ekonominin tek bir tanımı yoktur. Tanımlardan biri, özellikle güçlü düzenleyici gözetime ve piyasalara kapsamlı müdahalelere sahip kapitalist piyasa ekonomilerine atıfta bulunan, devlet müdahaleciliğiyle piyasaların bir karısımı hakkındadır. Diğer tanım, doğası gereği apolitiktir ve kesinlikle özel tesebbüs ile kamu tesebbüsünün karısımı ...

                                               

Liderlik

Lider ya da Önder, bulunduğu çevreye yarar sağlayan, süregelen gelenekte köklü değisiklikler yapan ve çevreyi yönetmek için sorumluluğu; sezgi, zeka ve bilgiye dayalı karar ve uygulamalarla tasıyan kisiye denir. Lider; elindeki gücü kullanabilme kapasitesine bağlı olarak, çevresini etkileyen kisidir. Gerektiğinde aldığı zor kararların ve sonuçlarının ardında durmasını bilir. Lider, insanın baskalarından aldığı bilgilerle bilgili olabildiğini, ancak sadece kendi aklı ile akıllı olabildiğini bilir. Bu nedenle çevresine danısır ancak son kararı tüm sorumluluğu alarak hep kendisi verir. Temel ...

                                               

Oksidentalizm

Oksidentalizm, Avrupa, Amerika Birlesik Devletleri ve Avustralyayı içeren Batı dünyasına iliskin kliselerle iliskili bir terimdir. Terim Mısırlı yazar Hasan Hanefi tarafından "Oksidentalizm Bilimine Giris" kitabı ile temellendirilmesine rağmen Ian Buruma and Avishai Margalitnin Occidentalism: the West in the Eyes of its Enemies adlı kitaplarıyla popülerlik kazanmıstır. Terim, Doğuculuğun tersine çevrilmis halidir. Fakat oryantalist manada olan Doğuculuğun karsıtı olarak değil kendi argümanları ile Batıyı anlamaya çalısma ve karsı söylem üretmeye çalısılması sürecidir. Bunlara ek olarak da ...

                                               

Otarsi

Otarsi terimi, genellikle siyasal veya ekonomik sistemler için kullanılır. Otarsi, ekonomik yapının dıs yardım almadan ya da uluslararası ticaret yapmadan hayatta kalabildiği ya da faaliyetlerini sürdürebildiği durumlarda geçerlidir. Kendi kendine yeterli ekonomik yapı, dıs dünyayla bütün ticaretini durdurursa buna kapalı ekonomi denir. Iktisadi açıdan otarsi, piyasaları ve doğal kaynakları koruma amacı güden yayılımcılıktan ekspansiyonizm ya da uluslararası ekonomiden çekilme yoluyla gerçeklesir. Otarsi, yalnızca ekonomik bir olgu değildir; örneğin, askeri otarsi kavramı, ulusal savunması ...

                                               

Otorite

Otorite veya yetke, herhangi bir konuda bir seyin yeterliliğine herkesi inandırarak bir kisinin kendine sağladığı itaat ve güven; hâkimiyet ve emretme kudreti; yaptırım koyma ve kullanma gücüdür. Max Weber otorite tiplerini 3e ayırır: geleneksel otorite, karizmatik otorite ve hukuksal otorite. Geleneksel otorite, geleneklerin büyük saygı gördüğü, toplumsal düzenin ağır değistiği toplumlarda ve kurumlarda görülür. Bu gibi ortamlarda iktidarin kaynağı; gelenekler ya da yerlesik inançlardir. Karizmatik otorite, önderin olağanüstü gibi gorünen niteliklerinden doğar. Iktidarin kaynağı, bizzat k ...

                                               

Özgür üreticiler birliği

Özgürler birliği veya Üreticilerin özgür birliği veya, sıklıkla Marxın ifade ettiği gibi, Özgürce bir araya gelmis bireyler birliği), bir devletin, toplumsal sınıfın veye otoritenin ve üretim biçimlerinden kaynaklanan özel mülkiyetin olmadığı bir yerde bireyler arası iliski.

                                               

Parti platformu

Siyasi parti platformu veya platform, genel kamuoyuna kamuoyunun desteğini, karmasık konular ya da meselelerle ilgili oylarını elde etmek için, bir siyasi parti ya da bireysel aday tarafından desteklenen resmi bir ilkeler bütünüdür. "Plank" terimi, genellikle siyasi platformun bilesenlerine verilen bir terimdir. Bu, bir parti, kisi veya kurulus tarafından düzenlenen bireysel konular hakkındaki görüslerdir. Genel konusma veya münazaralar fiziksel bir platformda tutulduğunda, metafor kelimenin tam anlamıyla kökenine dönebilir. Bir parti platformu bazen bir manifesto veya politik platform ola ...

                                               

Radikal merkezcilik

Radikal merkezcilik, radikal merkez veya radikal merkez ve radikal orta, 20. yüzyılın sonlarında, sosyal sorunlara gerçek çözümlerin gerçekçilik ve pragmatizm gerektirdiği inancında temelde reform yapma istekleri ile politik felsefe aralıkları için ortaya çıkan terimlerdir." Illüzyonsuz idealizm” olarak tanımlanmıstır. Radikal merkezcilerin çoğu, ideolojinin hem "sol" hem de "sağ" aralıklarından iyi fikirler olarak gördüklerini kabul ederler ve baska nerede bulunurlarsa bulunsunlar, genellikle benzersiz sekillerde bir araya getirirler. Bazıları bunu, daha önce kutuplasmıs gruplar arasında ...

                                               

Sosyal dıslanma

Sosyal dıslanma, toplumsal dıslanma ya da sosyal marjinalizasyon, toplum içinde karsılasılan engeller ve toplumun dısına itilme durumlarını anlatan bir terimdir. Avrupada yaygın olan bu terim ilk olarak Fransada kullanılmıstır. Eğitim, sosyoloji, psikoloji, siyaset ve ekonomi gibi çesitli disiplinlerde kullanılır. Sosyal dıslanma normal sartlar altında toplum içinde farklı bir grubun üyelerinin sahip olduğu ve toplumla sosyal bütünlesme için temel olan barınma, çalısma, sağlık, medeni haklar, demokratik süreçlere katılım ve esit yargılanma hakkı gibi çesitli haklara, olanaklara ve kaynakla ...

                                               

Tarih felsefesi

Tarih felsefesi, tarihin kavramsal bir bakıs açısıyla yorumlanması. Elestirel tarih felsefesi ve kurgusal tarih felsefesi olarak iki baslık altında incelenir. Bunlardan ilki, akademik tarih dalını "kuram" özelinde incelemekte; tarihsel belgelerin doğası, nesnelliğin ne derece olası olduğu gibi konularla uğrasmaktadır. Kurgusal tarih felsefesi ise insanlık tarihi basta olmak üzere olayların önem derecesini konu almaktadır.

                                               

Toplumsal sözlesme

Toplumsal sözlesme veya sosyal sözlesme ; bireylerin karsılıklı uzlasma, bazı kurallara uymak üzerinde anlasma ve birbirlerini siddet, sahtekarlık veya dikkatsizlikten korumak için birlestirdiğini varsayan bir kavramdır. Insanlar arasındaki kullanımı, insanların bir devlete ya da otoriteye bağımsızlıklarının bir kısmından hukukun üstünlüğü anlayısı ile vazgeçmeleridir. Yönetilenler tarafından, bir takım bazı kurallar ile yönetilme üzerine anlasma olarak da düsünülebilir. Toplumsal sözlesme kuramı, mesru devlet otoritesinin yönetilenlerin izni ile olusması gerektiğinin önemli bir destekçisi ...

                                               

Yurtseverlik

Yurtseverlik ya da vatanseverlik bir bireyin ülkesine veya coğrafyasına duyduğu sevgi ve bağlılıktır. Zaman içerisinde farklı anlamlara gelmistir, ve anlamı çevre kosullarına, coğrafyaya ve felsefeye oldukça bağımlıdır. Milliyetçilik ideolojisine yakın olmakla beraber milliyetçilik, her zaman vatanseverliği beraberinde getirmez. Benzer sekilde, vatanseverlik de milliyetçiliği sart kosmaz. Ingilizcesi patriot ilk defa Elizabeth Çağında kullanılmıs olup geç dönem Latincesinden gelmektedir. Patriota "vatandas" anlamına gelmektedir.

                                     

ⓘ Siyaset felsefesi

  • Siyaset felsefesi devlet, hükûmet, siyaset özgürlük, mülkiyet, mesruiyet, haklar, hukuk gibi konular hakkındaki, bu kavramlar nedir, neden ihtiyaç vardır
  • sahip olmalarına rağmen, Batı felsefesi Antik Yunan dönemiyle birlikte baslatılır ve bunlar dısta bırakılır. Doğu felsefesi Hint ve Çin felsefeleri dahil
  • için anlamı ve savas etiği felsefesidir Savas felsefesinin bazı çalısma alanları, tarih felsefesi siyaset felsefesi ve hukuk felsefesi ile örtüsür.
  • Antik Çağ felsefesi ya da Antik Çağ Yunan felsefesi MÖ 700 lü yıllardan baslayıp M.S. 500 lü yıllara, yani Orta Çağ a kadar uzanan tarihsel dönemdeki
  • sekillenebilmektedir. Devletin temel unsuru olan askerilik, her zaman güçlü ordu bulundurma ilkesini en basa almaktadır. Devletin kökeni Siyaset Felsefesi
  • Çağ dan beri var olan bir olgudur. Bununla birlikte siyaset bilimi konuları, siyaset felsefesi içinde incelenmistir. Modern disiplinin içinde ahlakî
  • açıklayan felsefe tarihi çalısmaları da söz konusudur. Orta Çağ felsefesi klasik batı felsefesi tarihi ekseninde bakılacak olunursa, Antikçağ felsefesinin
  • Islam felsefesi Islam dinine mensup kisilerce gerçeklestirilen felsefe etkinliğidir. Müslüman felsefesi ve Arapça felsefe olarak da adlandırılır. Islam
  • çalısmalarından sonra Hegel in siyaset felsefesi üzerine bir tez ile, Paris 1 Pantheon - Sorbonne Üniversitesi nde siyaset felsefesi doktorasını Doctorat d État
Akli egemenlik
                                               

Akli egemenlik

Akli egemenlik ya da yasal egemenlik, bir ülkedeki yönetimin büyük ölçüde akıl, yasal mesruiyet ve bürokrasiye dayanmasıdır. Webere göre, çağdas devletlerde hakim olan egemenlik tipi budur. Burada yönetici, kullandığı iktidar gücünü yazılı ilkeler ile yazılı hukuka bağlar.

                                               

Geleneksel Egemenlik

Egemenliğin geleneklere dayandığı siyasi otorite biçimidir. Bu egemenlik biçiminde egemen egemenliğini yazılı ve nesnel hukuka değil, örf ve adetlere dayandırır. Yönetilenler de alısılmıs geleneklerin dısına çıkmadığı sürece yöneticiye itaat ederler.

                                               

Liberal milliyetçilik

Liberal milliyetçilik ; özgürlük, hosgörü, esitlik ve bireysel hakların diğer bir deyisle liberal değerlerin milliyetçilik ile harmanlandığı, yabancı düsmanlığının bulunmadığı bir milliyetçilik akımıdır.

                                               

Liberal sosyalizm

Liberal sosyalizm, liberal ilkeler içeren bir sosyalist politik felsefedir. Liberal sosyalizmde sosyalist ekonomiyle kapitalizmi ortadan kaldırma hedefi yoktur, bunun yerine hem kamu hem de özel mülkiyete dayalı karma ekonomi desteklenir.

                                               

Londra Iktisat Konferansı

Londra Iktisat Konferansı, Londra Jeoloji Müzesinde 12 Haziran ile 27 Temmuz 1933 tarihleri arasında toplanmıs konferanstır. 66 ülkeden temsilciler bu toplantıya katılmıstır. Konferansın amacı, küresel durgunluk ile mücadele, uluslararası ticaret canlandırmak ve döviz kurlarının istikrara kavusturmak için tedbirler üzerinde anlasmaktı. ABD Baskanı Franklin D. Rooseveltin para istikrarını Temmuz basında kınaması, devam eden konferansın "baltalanmasına" neden oldu.

                                               

Sekülerizasyon

Sekülerizasyon ya da lâiklestirme, dinî yönetime son verme; dinî ve ruhanî olmayan, manastır sistemine bağlı olmayan dünyevî bir idare sistemine geçirme. Kirman, M. Ali, 2005, Din ve Sekülerlesme, Adana, Karahan Kitabevi