Back

ⓘ Kızılırmak Deltası, diğer adıyla Bafra Ovası, Kızılırmakın Karadenize döküldüğü yerde, tasıdığı alüvyonlarla olusturduğu, delta ovası ve sulak alanlar kompleksi ..




Kızılırmak Deltası
                                     

ⓘ Kızılırmak Deltası

Kızılırmak Deltası, diğer adıyla Bafra Ovası, Kızılırmakın Karadenize döküldüğü yerde, tasıdığı alüvyonlarla olusturduğu, delta ovası ve sulak alanlar kompleksidir. Samsun ilinde Ondokuzmayıs, Bafra ve Alaçam ilçeleri sınırlarındadır. 56.000 hektarlık alanıyla Türkiyenin en büyük deltalarındandır.

                                     

1. Genel özellikleri

Toplam alanı 56.000 hektar olan deltanın yaklasık 11.600 hektarını sulak alan ekosistemleri ve bu sistemlerle iliskili habitatların bulunduğu doğal ve yarı doğal alanlar olusturmaktadır. Bu alanların 11.580 hektarını açık su yüzeyleri, tatlı ve tuzlu su bataklıları, ıslak çayırlar ve mera alanları, 2.330 hektarını kumsallar ve kıyı kumulları, 3.100 hektarlık orman alanının ise 1.850 hektarını subasar ormanı, 1.250 hektarını genis yapraklı orman alanları olusturmaktadır. Deniz, ırmak, göl, sazlık, bataklık, çayır, mera, orman, kumul ve tarım alanları gibi farklı yasam alanlarını habitatları bir arada bulundurması, deltanın esine az rastlanır derecede önemli biyolojik çesitliliğe sahip olmasını sağlamıstır. Deltanın kıyı kesiminde 200-300 metre uzunluk ve 7–8 m yüksekliğe ulasan kumullar bulunur.

Delta özelliğini kaybetmemis Karadeniz kıyısında bulunan tek sulak alandır. Alanın 22.000 hektarı 1998 yılında Ramsar alanı ilan edilmistir. 5174 hektarı Yaban hayatı gelistirme sahası ilan edilmistir. 1994 yılında su kusları yasam alanı olduğu belirlenmistir.

                                     

2. Hidroloji

Kızılırmak Nehri, Sivas Ili, Imranlı Ilçesinin doğusunda yer alan Kızıldağ’dan 3025 m. doğarak, Sivas, Kayseri, Nevsehir, Kırsehir, Kırıkkale, Çankırı ve Samsun il sınırları içinde yaklasık 1.355 km yol kat ettikten sonra Bafra Burnu’ndan Karadeniz’e ulasır.

Anadolunun içlerinden Karadenize tasıdığı alüvyonlarla Deltayı olusturan Kızılırmak Nehri, ülkemizdeki Fırat Nehrinden sonra ikinci en büyük drenaj havzasına 82.180 km² sahiptir. Nehrin 1962 - 2006 yılları arasındaki ortalama debisi 188.08 m³/sndir.

Kızılırmak Deltasının da içinde bulunduğu Bafra Ovası ve yakın çevresi 1.810.84 km²’lik drenaj alanına sahip olup hidrolojik olarak sekiz tane alt havzadan olusmaktadır.

Kızılırmak Nehri dısında deltadaki sürekli akarsular, Bafra Ovası’nın doğusundaki Engiz ve Piliç Çayı ile Darboğaz ve Mera dereleri, batısındaki Ilyaslı Çayı ile Bedes, Gökçesu, Söğüt­lük, Gökçeboğaz ve Uluçay Alaçam dereleridir. Uluçay Deresi’nin ortalama debisi 2.304 m³, Engiz Çayı ve Boytar kanalının ortalama debisi ise sırasıyla 2.317 m³ ve 6.963 m 3 tür.

Kızılırmak Deltası’nın batı ve doğu sahilinde, delta ve kıyı olusumunu meydana getiren do­ğal sartlar, farklı büyüklüklerde göllerin meydana gelmesini sağlamıstır. Kızılırmak Deltası’nın doğu sahilinde, Balık Gölü, Uzun Göl, Gıcı Göl, Tatlı Göl, Altınlı Göl, Paralı Göl, Cernek Gölü, Liman Gölü, Tuzlu Göl ve Sülüklü Gölü yer alırken batı sahilinde ise Karaboğaz Gölü ve Mülk Gölü yer almaktadır.

Deltadaki sulak alan ekosistemleri geçmiste Kızılırmak Nehrinin düzenli taskınları ve deniz bağlantılarından giren sularla beslenirken, nehir üzerine yapılan barajlar ve taskın önleme seddeleri nedeniyle taskınlar önlenmis ve doğal beslenimleri durmustur. Özellikle kusaklama kanallarının insasından sonra ve drenaj sularının da iletim kanalıyla denize tahliye edilmesi, yeterli beslenememeden dolayı zamanla göllerdeki suyun çekilmesine ve kuruma riskinin artmasına sebep olmustur.

                                     

3. Iklim özellikleri

Kızılırmak Deltası’nın iklimi, Samsun ikliminin tüm özelliklerini tasımaktadır. Genellikle ılıman bir iklime sahip olan Samsun’da iç kesimler ve sahil seridinde iklim iki ayrı özellik göstermektedir. Iç kesimlerde Akdağ ve Canik Dağları’nın etkisi izlenmektedir. Sahil seridi boyunca Karadeniz ikliminin etkileri görülür. Bunun için sahil seridinde, yazlar sıcak ve kurak, kıslar ılık ve yağıslı, ilkbahar ise sisli ve yağıslı geçmektedir.

                                     

4. Jeomorfoloji ve jeoloji

Kızılırmak Deltası ve yakın çevresinin jeomorfolojik birimlerini üç temel grupta toplamak mümkündür. Bunlar; Güncel delta düzlüğü Bafra kıyı ovası; eski Pleyistosen delta seviyeleri ve güneydeki plato yüzeyleri olarak özetlenebilir.

Kabaca 0–25 m yükselti aralığında, ortalama % 0.8 eğime sahip erken ve geç Pleyistosen ile Holosen alüvyonlarından olusan güncel delta düzlüğü, yüzölçümü 561 km² itibarı ile Anadolu yarımadası üzerindeki üçüncü büyük kıyı ovası niteliğindedir. Eski Kuvaterner delta çökelleri Kızılırmak Nehri’nin deltaya girdiği Bafra Boğazında, doğu ve batı yakalardaki taraçaları olarak tanımlanırlar. Geç Kuvaterner yaslı birimler ise güncel çökeller olup, sulak alanları da içine alan ve kıyıya kadar devam eden düzlükler olarak dikkati çeker. Güncel delta düzlüğü ya da Bafra kıyı ovası olarak tanımlanan bu morfolojik birim, Holosen yaslıdır. Deltanın güncel seklini alması, son Buzul Çağı sonrası MÖ 5600 tarihlerinde Karadeniz’in günümüz seviyesine ulasmasından sonra gerçeklesmistir.

Kaynağını 3025 m yükseltiye sahip Kızıldağ’dan alan, 1355 km uzunluğa sahip ve kabaca 78650 km²lik alanı drene eden Kızılırmak, bu delta ovasının olusumundaki temel hidrografik faktördür. Özellikle deltanın kök kısmında örgülü karakteri gösteren Kızılırmak, birkaç metrelik leveleri taskın setleri ile dikkati çekmektedir. Ayrıca, batıdan itibaren; Alaçam Deresi, Gökçeboğaz Deresi, Mandra Çayı, Bedas Çayı ve Kızılrmak doğusunda ise Andarallı Dere, Kumsal Çayı, Karaköy Deresi, Fındıcak Dere, Beylik Dere, Karadere Çayı deltanın olusumunda katkıda bulunan diğer dere ve çaylardır.

Kıyı ovasının batısında Karaboğaz Gölü, doğusunda ise Liman Gölü ve Gernek Gölü ve Balık Gölü lagün gölleri, önemli morfolojik öğelerdendir. Bu göller, Kızılırmak Nehri tarafından getirilen ince kırıntılı malzemenin alüvyon kıyı boyuna akıntılarla doğuya doğru depolanması sonucu kıyı ardı kum setlerinin ilerlemesi ile olusmustur. Karaboğaz Gölü lagününü Marda ve Bedas Çayları besler. Deltanın doğusundaki Liman, Gernek ve Balık Gölleri ise aslında bir tek sulak ortamın lagünleri olup, bu sulak ortam içinde, mevsime bağlı olarak irili ufaklı baska göller de bulunur. Andarallı Dere, Kumsal Çayı, Karaköy Deresi bu sulak ortamın önemli besleyenleridir.

Deltanın kıyı kesiminde 200-300 metre uzunluk ve 7–8 m yüksekliğe ulasan kumullar bulunur. Bu kumullar lagünler ile kıyı alanını birbirinden ayırmaktadır.

Kızılırmak Deltası ve yakın çevresindeki diğer belirgin morfolojik ünite ise" Eski Delta Seviyeleri”dir. Bu ünite gerek yükselti değerleri ve gerekse çökel dokuları dikkate alındığında farklı yükseltilerdeki bölümden olustuğu anlasılmaktadır. 25–35 m, 50–60 m ve 90–120 m yükselti kademeleri olarak ayırtlanabilen bu morfolojik birimler Kızılırmak boyunda akarsu taraçaları olarak, deltanın kök kısmında ise eski delta yüksek seviyeleri olarak tanımlanabilir. Bu birim genel olarak killi, kumlu ve çakıllı malzemelerden olusmus olup, akarsu taraçası niteliğindeki örnekleri daha fazla yuvarlak çakıl ve kum, kaba kum vb. taneli malzemeler içermektedir. 25–35 m yükseltilerdeki alçak seviyeler genel olarak değisik boyutlardaki kumlar ile beraber kil ve benzeri ince taneli çökeller ile karısık bir çökel dokuya sahiptir. Daha yüksek kademeler ise kil, kum ve çakıllarla birlikte, bu birimleri yer örten ya da karısık olarak bulunan güneydeki eosen karbonatlı ve magmatik birimlerin kırıntılarının da yer aldığı farklı yükseltilerdeki seviyelerdir. Kızılırmak Deltası ve yakın çevresindeki üçüncü belirgin morfolojik birim ise deltanın güneyindeki platoluk alandır. Genel olarak; 150–350 m yükselti seviyelerindeki alçak plato yüzeyleri ile 500–800 m yükselti değerlerine sahip daha yüksek plato yüzeyleri olarak sınıflandırılabilir. Deltanın güneyindeki alt-orta Eosen yaslı magmatikler ve karbonatlı çökeller ile daha yüksek seviyeleri temsil eden Üst Kretase yaslı magmatik ve karbonatlı çökellerin kayaç gruplarını olusturduğu bu yüksek saha, Kızılırmak ve kolları ile diğer kısa boylu dere ve kolları tarafından yarılarak parçalanmıstır.



                                     

5. Habitat özellikleri

Kızılırmak Deltası’nda Bern Sözlesmesi kriterlerine göre tehdit altında üç ana habitat tipi bulunmaktadır. Bunlar, Öksin tuzcul bataklıkları, Güney Karadeniz sabit kumulları, Güneydoğu Avrupa disbudak, mese, kızılağaç ormanlarıdır. Kızılırmak Deltası Yönetim Planı Alt Projesi kapsamında yapılan çalısmalar sonrasında delta kapsamında 14 habitat tipi belirlenmistir.

  • Sazlık alanlar: Phragmites australis, Typha angusttfolia ve yer Schoenoplectus lacustris topluluklarını içerir.
  • Acı göl aynası: Tuzluluk oranlarına göre yapılan değerlendirmede Balık, Uzun, Cernek, Liman, Karaboğaz ve Mülk gölleri acı göl olarak sınıflandırılmıstır. Liman Gölü’nde zengin vejetasyon yapısı Characeae familyası türleridir.
  • Tatlı göl aynası: Tatlı ve Gıcı gölleri tatlısu gölleridir. Deltanın doğusundaki göllerde Potamogeton cinsine ait birçok tür ve diğer su bitkileri görülür. Göl kıyılarında Phrag- mites australis, Thypa sp. ve Juncus acutus görülür.
  • Akarsu: Kızılırmak Nehri’nin yatağını, yakın çevresinde kopuk sekilde yer alan ga­leri ormanları içerir.
  • Karısık genis yapraklı subasar ormanlar: Geleriç Ormanında yer alan Fraxinus angustifolia, Frangula alnus, Quercus robur ve Smilax excelsa türlerini barındıran mevsime bağlı subasar ağaç topluluklarını içerir. Baskın tür disbudaktır Fraxinus angustifolia.
  • Tuzlu bataklıklar: Juncus littoralis, Artemisia santonicum, Tamarbc sp., Vitex agnus castus gibi boylu hafif tuzlu çalı bataklık topluluğu ile tuzluluğun arttığı yerlerde Sali- comia europaea baskın tür gruplarını içerir.
  • Islak çayırlar: Yılın belli dönemlerinde göllerin yakın çevresindeki çayırlarda sular birikmektedir. Bu çayırlar göllerin güneyindeki yıl boyu suya doymus olan toprakta gelisen Paspalum paspalodes çayırlığıdır. Bu türün haricinde göllerde ve tuzcul bataklık alanlarda yasayan bitki türleri de burada görülmektedir. Sulak çayırlar gerek yaban hayatı yönünden gerekse deltada otlayan mandalar ve diğer büyük ve küçükbas hayvanların beslenmesi yönünden oldukça önemlidir.
  • Karısık genis yapraklı ormanlar: Genelde Quercus robur ve Carpinus betulus türle­rinin delta içinde dağınık olarak bulunan küçük topluluklarını içerir.
  • Kumul çalı toplulukları: Hippophae rhamnoides ve Paliurus spina christii yüksek kumul çalılığını, Rubus sarıctus ve Juncus littoralis kumul çalılıklarını olusturur. Ayrıca Cemek Gölü ve sahil arasında kalan kesimde Laurus nobilis’ in hakim tür olduğu 6-8 metre boylanan ağaçlık grubu gözlenmektedir.
  • Kıyı kumulları: Batı yakasındaki kumullar, deltanın doğu yakasında bulunan ku­mullara göre daha yüksek ve genistir. Doğu yakası kumullarının en genis olduğu bö­lüm Cernek Gölü çevresidir. Kıyı kumulları üzerinde genelde sütleğen türleri Euphorbia sp., kum zambağı Pancratium maritumum ve sığırkuyruğu türleri Verbascum sp. baskın olarak görülür. Kıyılardaki çakıllı kumullarda primer kumullar ise Euphor­bia paralias, Medicago marina, Eryngium maritimum, Xanthium strumarium, Parı cratium maritumum, Juncus acutus, Salsola kali ve Tournejortia sibirica türleri görülür.
  • Tarım alanları: Tarım alanlarında genelde tahıl ve pirinç üretimi yapılmaktadır. Tarla içi ve kenarı, segetal toplulukları tanım alanlarında istilacı türlerden olusan ge­çici topluluklar ile yol ve kanal kenarlarındaki ruderal toplulukları tahrip edilmis, çöp ve çakıl gibi atıklarla kirlenmis topraklar üzerinde gelisen toplulukları içerir.
  • Iç kumul otsu bitki toplulukları: Sahil bandının iç kısmındaki kumullarda kumul çalı ve ağaçlığının yanı sıra özellikle Cernek Gölü civarında ağaçlıkların arasında olu­san düzlükleri kaplayan otsu kumul bitki toplulukları vardır. Bu topluluk daha kum bir kum üzerinde gelismekte, tek yıllık türlerin bol olduğu zengin bir kompozisyon göstermektedir.
                                     

6. Flora

Kızılırmak Deltasında, 355 bitki türü tespit edilmistir. Bunlardan Rhaponticum serratuloides Asteraceae, Ambrosia maritima Asteraceae ve Pancratium maritimum Amaryllidaceae IUCN kategorilerine göre ulusal ölçekte nesli tehlike altında EN, Jurinea kilaea Astaraceae, Galanthus rizehensis Amaryllidaceae, Leucojum aestivum Amaryllidaceae ve Thelypteris palustris Thelypteridaceae ise ulusal ölçekte hassas VU bitki türleridir. Rhaponticum serratuloides, Kızılırmak Deltası dısında ülkemizde yalnızca Sakarya Nehri vadisinde bulunmaktadır. Kızılırmak Deltası Thelypteris palustris bitkisinin ülkemizdeki 3. kaydının yapıldığı alandır. Diğer iki kayıt Bolu ve Sakarya civarındandır. Galanthus rizehensis bitkisinin ülkemizden bilinen diğer noktası Trabzondur. Jurinea kilaea ise Karadeniz kıyılarında Istanbul, Sakarya ve Kırklareli illerinde birkaç lokalitede bulunmaktadır. Akdeniz ve Batı Karadeniz kıyı kumullarında genis yayılım göstermesine rağmen soğanlarının toplanması ve kumulların turistik faaliyete açılması yüzünden nesli" Tehlike altında” EN olan kum zambağı Pancratium maritimum da Kızıl­ırmak Deltası’nda bulunan önemli bitki türleri arasındadır. Tıbbi öneme sahip olan ve ticareti yapılan göl soğanı Leucojum aestivum, Kızılırmak Deltası’ndaki önemli türler arasındadır.

Kızılırmak Deltası yukarıda belirtilen nesli tehlikede ve nadir bitki türlerin barındırmasından dolayı ülkemizdeki Türkiyenin Önemli Bitki Alanlarının tespiti çalısmasında 122 Önemli Bitki Alanı’ndan biri olarak değerlendirilmistir.



                                     

7. Kus türleri

Kızılırmak Deltası, uzun yıllardan beri kus varlığı açısından son derece önemli bir alan olmustur. Alanda bugüne kadar 352 kus türü gözlenmistir. Bu, 465 kus türü tespit edilen ülkemiz kuslarının yaklasık % 76’üne karsılık gelmektedir. Bu sayı bugüne kadar bir alanda tespit edilmis en yüksek sayıdır.

Delta, ender ya da nesli tehlikede kus türlerini barındırmanın yanı sıra özellikle göç sırasında Karadenizi doğrudan asan kus türleri yönünden büyük önem tasımaktadır. Sonbaharda Karadenizi asarken neredeyse tüm enerjisini tüketen ve bitkin düsen kusların sığınabileceği ve uzun göç yolculuklarına devam edebilmeleri için yeniden enerji depolayabilecekleri Karadenizin güneyindeki en önemli alandır. Aynı sekilde Ilkbahar göçlerinde kuzeye yuvalama alanlarına dönen kus türleri için zorlu Karadeniz yolculuğuna çıkmadan önce dinlenebildikleri ve enerji depolayabildikleri en önemli beslenme ve barınma alanıdır.

Delta, temsil ettiği bölgede Batı Palearktik Bölge tespit edilen kus türleri ve yoğunlukları bakımından çok özel bir yere sahiptir. Ilıman iklim kosulları, zengin besin varlığı ve korunaklı alanlara sahip olması nedeniyle kalabalık su kusu grupları kısı deltada geçirmektedir.

Bölgede göç sırasında önemli sayılarda küçük karabatak Phalacrocorax pygmeus, en fazla 88, küçük akbalıkçıl Egretta garzetta, en fazla 3200, çeltikçi Plegadis falcinellus, en fazla 590, dikkuyruk Oxyura leucocephala, en fazla 1246, küçük martı Larus minutus, en fazla 41.000 ve akkanatlı sumru Chlidonias leucopterus, en fazla 3000 izlenebilir. Aynca 10.000’den fazla kıyı kusu da delta üzerinden göç etmektedir.

Kıs aylarında yaklasık olarak 50.000-100.000 adet su kusu Deltada barınmaktadır.

1992 yılı arastırması sonucunda tüm deltada yaklasık 88’i kesin olmak üzere 140 kus türü­nün kuluçkaya yattığı belirlenmistir

2006 ve 2007 yıllarında yapılan arastırmada tespit edilen 214 kus türünden 80 türün Deltada kesin ürediği saptanmıstır. 28 türün yüksek üreme olasılığı ve 90 türün ise üreme olasılığı olduğu gözlemlenmistir. Deltada görülen 109 türün ise alanda üre­mediği tespit edilmistir

Alanda üreyen önemli kus türleri balaban Botaurus stellaris, erguvani balıkçıl Ardea pupurea karaleylek Ciconia nigra, kasıkçı Platalea leucorodia, boz ördek Anas strepera, çıkrıkcın Anas querquedula, Macar ördeği Netta rufina, elmabas patka Aythya ferina, pasbas patka, Aythya nyoca, küçük orman kartalı Aquila pomarina, turna Grus grus, saz horozu Porphyrio porphyrio, uzunbacak himantopus kocagöz Burhinus oedicnemus, bataklık kırlangıcı Glareola pratincola, çizgili ötleğendir Sylvia nisoria.

Kızılırmak Deltası leyleklerin ülkemizde koloni halinde kuluçkaya yattığı birkaç alandan biridir. Yine Geleriç Ormanı ve Sarıköy yakınlarındaki orman alanı balıkçıllar için ülkemizdeki önemli kuluçka alanlarındandır.

                                     

8. Koruma alanları

Kızılırmak Deltası’nda yaban hayatı ve yasam alanlarını korumaya yönelik çesitli sınırlara sahip farklı koruma statüleri belirlenmistir. Alanda Doğal Sit, Yaban Hayatı Gelistirme Sahası ve Ramsar alanı statüleri bulunmaktadır.

Kızılırmak Deltasının en önemli yaban hayatı yasam alanlarından biri Cernek Gölü ve çevresini kapsayan yaklasık 4.000 hektarlık alan 1979 yılında Yaban Hayatı Koruma Sahası olarak koruma altına alınmıstır. 2005 yılında statü değistirilmis ve 5.174 hektarlık alan olarak Yaban Hayatı Gelistirme Sahası haline getirilmistir. Yaban Hayatı Gelistirme Sahaları 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun 4. maddesine dayanılarak çıkarılan Yaban Hayatı Koruma ve Gelistirme Yönetmeliği’ne tabidir.

Kızılırmak Deltası’nın büyük bir kısmı 21.04.1994 tarihinde I. Derece ve kısmen de III. Derece olmak üzere Doğal Sit ilan edilmistir.

1996 yılında yapılan 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, sulak alan ekosistemi ve sistemle iliskili habitatlar dikkate alınarak, sulak alan koruma bölgeleri mutlak koruma, ekolojik etkilenme ve tampon bölgeler belirlenmis, her bir bölge için koruma ve kullanım esaslarını düzenleyen özel plan kararları gelistirilmistir.

15 Nisan 1998 tarihinde ise Sulak Alanların Korunması Ramsar Sözlesmesi Listesine dahil edilerek alanın ekolojik karakterinin aynen korunacağı uluslararası düzeyde de taahhüt edilmistir.

Sulak alan ekosisteminin tamamı ile sistemle iliskili doğal karakteri korunmus habitatları da kapsayan 21.700 hektarlık alan 15 Nisan 1998 tarihinde Sulak Alanların Korunması Ramsar Sözlesmesi Listesine dahil edilerek alanın ekolojik karakterinin aynen korunacağı uluslararası düzeyde taahhüt edilmistir. Kızılırmak Deltası uluslararası öneme sahip sulak alan belirlenmesi için gelistirilmis kriterlerden tamamına yakınını karsılamaktadır.

Kızılırmak Deltası 2016 yılında UNESCO Dünya Mirası DM Geçici listesine alınmıstır, asıl listeye dahil olması için Samsun Büyüksehir Belediyesi, Samsun Valiliği, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu ve diğer ilgili kurumların yoğun çabası sürmektedir. Bu çabaların olumlu sonuçlanması durumunda, Kızılırmak Deltası doğal özellikleri bakımından ülkemizden Dünya Mirası Listesine giren ilk bölge olma özelliğine kavusacaktır.

                                     

9. Konuyla ilgili yayınlar

  • SAMSUN KIZILIRMAK DELTASI DOĞAL SIT ALANLARI SULAK ALAN VE KUS CENNETI 2019-2023 YÖNETIM PLANI2 Haziran 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arsivlendi. Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Sehircilik Bakanlığı
                                     
  • Kızılırmak su anlamlara gelebilir Kızılırmak Türkiye nin en uzun nehri Kızılırmak Deltası Kızılırmak Çankırı Çankırı iline bağlı ilçe Grup Kızılırmak
  • içerisinde su tutumuna baslanılmıstır. Irili ufaklı birçok gölün bulunduğu Kızılırmak Deltası Türkiye nin Karadeniz kıyısında özelliğini büyük ölçüde koruyabilmis
  • gerçeklestirilen festivalde spor yarısmalarının yanı sıra foto safari, Kızılırmak Deltası Kus Cenneti gezileri gibi etkinlikler düzenlenmistir. Festivalin ikincisi
  • tarafında Karaboğaz Gölü yer alır. Bütün delta alanlarında olduğu gibi Kızılırmak Deltası da göl ve bataklık alan açısından zengindir. Balık Gölü nün denizle
  • ilçesine 17 km uzaklıktadır. 293 km² alana sahip olan 19 Mayıs Ilçesi Kızılırmak Deltası Kus Cenneti, Nebiyan Turizm Merkezi, Sarıgazel Tabiat Parkı ve uzun
  • Galeriç Longozu, Samsun un 19 Mayıs ilçesindeki Kızılırmak Deltası nda yer alan subasar orman. Zemini suyla kaplı olan ve çesitli bitki ile hayvan türlerinin
  • kuzeyinde çok genis sazlıklar, bataklıklar ve göllerle kaplı olan Kızılırmak Deltası vardır. Bu sulak bölgeye ve bu bölgenin içinde bulunan Balıklı Göller e
  • Sakarya deltası Sakarya nehrinin tasıdığı çökellerle Karadenize döküldüğü alanda olusan delta ovası. Sakarya deltası aynı denize dökülen Kızılırmak ve Yesilırmak
  • Türkiye nin en önemli üç sulak alanının korunması için, Kızılırmak Deltası Gediz Deltası ve Burdur Gölü, Sulak Alanlar Sube Müdürlüğü ile is birliği
  • Köprü, Kırıkkale nin Keskin ilçesine bağlı bir belediyedir. Kızılırmak deltasında ve kenarında, tarihi ipek yolu üzerinde kurulmus olmasına rağmen kurulus