Back

ⓘ Sultansazlığı Millî Parkı. Sultan sazlığı, Iç Anadolu Bölgesinde Kayseri il sınırları içerisinde Develi, Yahyalı ve Yesilhisar ilçelerinin olusturduğu üçgen içe ..




Sultansazlığı Millî Parkı
                                     

ⓘ Sultansazlığı Millî Parkı

Sultan sazlığı, Iç Anadolu Bölgesinde Kayseri il sınırları içerisinde Develi, Yahyalı ve Yesilhisar ilçelerinin olusturduğu üçgen içerisinde bulunmaktadır.

Alanın kuzeyi Erciyes dağı 3916 m, doğusu Develi, Akpınar, Çiçekliyurt dağları 2074–2057 m, Güneyi Toros silsilesine bağlı Aladağlar ort 3373 m ve Elmalı dağları 2235 m ile Batısı Kartalkaya 1958 m ve Incil dağlarıyla 1759 m çevrilidir.

                                     

1. Jeoloji

Jeolojik olarak Develi Ovası en eski jeolojik formasyon olan devondur. Yahyalının güneyinde orta devona ait 370-410 milyon sene Mercan faunası bulunmustur. Göl sahası olusumu miyosen devrinde baslamıs pleistosen ve holosen devirlerinde erozyon malzemeleri ile dolmaya, tabakalar tesekkül etmeye baslamıstır. Bu tabakalar Kireçtası, Bazalt, Andezit ve Tüfden olusmustur. Jeomorfolojik anlamda düz bir yapıya sahip olan havzanın %2 meyili bulunmaktadır.

                                     

2. Iklim

Develi havzasında Anadolu Platosunun tipik Karasal iklim görülür. Yazlar kurak ve sıcak, kıslar soğuk, gece gündüz yaz kıs ısı farkı yüksektir. En sıcak aylar Temmuz - Ağustos aylardır 34.2 - 35.5 °C en düsük sıcaklık ise, -18.3 °C olarak ölçülmüstür.

Son 30 yıl ölçümlerine göre yıllık ortalama yağıs metrekareye 363 mmdir.

                                     

3. Su kaynakları

100 km 2 lik alanı kapsayan Develi Ovasının 21.000 halık kısmını ise Sultan Sazlığı olusturmaktadır. Develi kapalı havzasının en çukur yerinde olusan Sultan Sazlığında, tatlı, tuzlu ve hafif tuzlu açık su yüzeyleri, genis sazlık ve bataklık alanlar ile bunları çevreleyen sulak çayırlar yer almaktadır. Sultan sazlığının 3300 ha suları tatlıdır. Derinliği 2 m civarındadır. Su seviyesi mevsimlere göre 40 ile 60 cm kadar değisiklik göstermekte ve bu duruma bağlı olarak yüzey alanı genislemekte veya daralmaktadır.

Alanı besleyen baslıca akarsular Yahyalı, Yesilhisar ve Dündarlı dereleri ile Develi çayı ve Ağcasar yakınlarından çıkan su sayılabilir. Ilkbaharda yağısların artmasıyla birlikte bol su alan Sultan Sazlığı genislemekte ve belli bir yüksekliğe ulasmasıyla da kuzeyindeki Yırtnak mevkiinden Yay Gölüne bosalmaktadır. Havzanın kuzey bölümünde yer alan su rejimi düçgün olan Soysallı ve Çayırözü pınarları Yay gölüne doğru yayılarak Kepir sazlıklarını olusturmakta olup; bu sazlıklardan da Yay gölüne sulama mevsimi dısında tatlı su geçisi olmaktadır. Sazlıklardaki suların yükselerek Yay gölüne geçmesi kendi basına fazla üretken olmayan bu ekosistemi organik madde yönünden zenginlestirmektedir. Bu durum, alanda kalabalık kus topluluklarının beslenmesine imkân sağlamaktadır.



                                     

4. Islev ve değerleri

Sulak alanlar, biyolojik çesitlilğin ve ekolojik dengenin korunması ve devamlılığının sağlanması yönünden büyük öneme sahip ekosistemlerdir. Yer altı suyunu resarj ve desarj ederek, taskınların yokedici etkisini azaltarak, taban suyunu dengeleyerek bulundukları bölgenin su rejimini düzenlerler. Yine bulundukları çevrenin nem oranını yükselterek basta yağıs ve sıcaklık olmak üzere yerel iklim elemanları üzerinde olumlu etki yaparlar. Tortuları, besin maddelerini ve sehirli maddelir alıkoyarak su kalitesini yükseltirler.

Sulak alanlar aynı zamanda tropik ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir. Bu nedenle, gerek ekolojik değeri, gerekse ticari değeri yüksek değisik türden binlerce canlının yasamasına olanak sağlarlar. Bu özellikleri itibarıyla tüm dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilmektedirler.

Tatlı ve tuzlu su ekosistemleri, genis sazlık ve bataklık alanlar, bu alanları çevreleyen çayır, mera ve step alanları gibi değisik karakterdeki habitatlardan olusan Sultan Sazlığı, zengin besin varlığı ile basta su kusları olmak üzere barındırdığı yaban hayatı yönünden, sadece Türkiyenin değil Avrupa ve Ortadoğunun da en önemli sulak alanlarından birisidir.

Bu özellikleri itibarıyla Sultan Sazlığı sulak alanlar ekosistemindeki karmasık iliskiler ve doğanın yaratıcı gücünü ustalıkla sergileyen esi bulunmaz dev bir açık hava laboratuvarıdır. Bu nedenle, ünü ülke sınırlarını asan alanı, her yıl binlerce doğa sever kus gözlemcisi, bilim adamı ve arastırmacısı ziyaret etmektedir.

Sultan Sazlığı, yarı kurak ve kurak iklimin hakim olduğu Iç Anadolu Bölgesinde yer almakta olup, kararlı bir taban suyu ve sürekli nemli bir ortam yaratarak, kurumus bozkırlar arasında güzel bir vaha görünümü sergilemektedir. Bu durum, yaz ortası ve sonunda hayvanların beslenmesine olanak sağlayan elverisli bir ortam olusturmaktadır.

                                     

5. Flora ve vejetasyon

Yarı kurak iklim karakterine sahip olan yörede step ya da bozkır bitkileri hakimdir. Havza tabanında seyrek bitkilerden olusan bir bozkır manzarası vardır. Çöl gölünün doğusunda, Yay Gölü çevresinde ve güneydeki Örtülüakar Sazlığında bataklık bitkileri genis yer tutmaktadır. Havzadaki bozkır bitkilerinin büyük bölümü kısa ömürlüdür. Tatlı ve tuzlu su ekosistemleri, çayır ve meralar, tarım alanları ve stepler gibi farklı ekolojik karakterdeki habitatların varlığı, alanda zengin bir floranın olusmasını sağlamıstır.

Alanda yapılan çalısmalarda, 47 familyaya ait 65 cins ve 177 adet tür tespit edilmistir.

                                     

6.1. Fauna ve ornitolojik önemi Fauna önemi

Sulak alan ekosisteminde ve alanı çevreleyen genis step alanlarında yapılan arastırmalar sonucunda Hymenopterlerden 35, Odonatalardan 6, Molluscalardan 19, Pisceslerden 3, Amphibialardan 3, Reptililardan 10, Mammalialardan 21 tür tespit edilmistir.

Alanda görülen baslıca memeliler, kirpi, bataklık sivri faresi, yarasa, kurt, tilki, gelincik, alaca sansar, tavsan, kör fare, orman sıçanı, yüce dağ sıçanı, dağ sıçanı, kosar fare, su faresi, adi tarla faresidir.

Göl ve sazlıklarda kusların beslenmesi için bol miktarda kurbağa ve semender larvaları ile küçük balıklar bulunmaktadır.

                                     

6.2. Fauna ve ornitolojik önemi Ornitolojik önemi

Sultan sazlığı barındırdığı kus varlığı ile Avrupa ve Ortadoğunun en önemli sulak alanlarından biridir. Yoğun saz ve bitki örtüsüyle kaplı, besin maddesi bakımından oldukça zengin tatlı su ekosistemi; tatlı su ekosistemi ile ekolojik olarak iliskili tuzlu su ekosistemi farklı ekolojik istekleri olan değisik türde, çok sayıda kusun beslenmesi, barınması, konaklanması ve kuluçkaya yatması yönünden olağanüstü değerlere sahip ideal ortamlar olusturmustur. Anadolu yarımadası üzerinde birlesen, Afrika, Asya ve Avrupa kıtaları arasında süregelen iki kus göç yolu üzerinde bulunması, Kıs varlığı yönünden Türkiyenin en önemli sulak alanlarından Tuz gölü, Seyfe Gölü ve Ereğli sazlıkları ile ılıman iklim kosullarına sahip Akdeniz kıyı sulak alanlarına yakın olması, Sultan sazlığına kuslar için vazgeçilmez bir sulak alan olma özelliği sağlamaktadır. Bölgede 301 kus türü tespit edilmistir. Bunlardan 69 tür düzenli olarak, 18 tür ise olağan dısı hallerde burada kıslamakta veya göç sırasında uğramaktadır. Kuluçkaya yatan tür sayısı 119 dur.

Sultan sazlığı, nesli tehlike altında olan küçük karabatak, dikkuyruk ve yaz ördeğinin ülkemizdeki önemli üreme alanından biridir. Alanda kuluçkaya yatan diğer önemli kus türleri, alaca balıkçıl, kasıkçı, bayağı aynak, boz ördek, kılıçgaga, macar ördeği, pasbas patka, akça cılıbıt, büyük cılıbıt, bataklık kırlangıcı, mahmuzlu kız kusu, gülen sumru, küçük sumru, bıyıklı sumru, bahri, küçük balaban, boz kaz, çamurcun, yesilbas, çıkrıkçın, elmabas patka, sakarmeke, sumru, bağırtlak ve ak kuyruklu kız kusu, karabas martı, ince gagalı martı ve uzunbacakdır.

Flamingo bölgede düzensiz olarak üremektedir. En son 1970 yılında Yaygölündeki adalarda 1500 çift civarında kuluçkaya yattığı bilinmektedir.

Göç mevsiminde bazı kus toplulukları büyük sayılara ulasmaktadır. Kusların toplanma dönemi olan Eylül ve Ekim aylarında toplam kus miktarı yarım milonu asmaktadır. 9-11 Eylül 1997 tarihlerinde Yay gölünde 185.000 civarında flamingo sayılmasıtır. Bu rakam bugüne kadar alanda bir defada gözlenen en yüksek sayıdır.

Kus populasyonu daha ziyade ilkbahar ve sonbahar ayları üzerıne toplanmıstır. Subat, Temmuz ve Auğustos en düsük seviyededir. Kısı burada geçiren kuslar da bulunur.



                                     

7. Tarihi ve kültürel değerler

Çevrede yapılan arastırmalar yöredeki yerlesimlerin çok eskilere dayandığını göstermistir. Yöredeki höyüklerde yapılan kazılarda, Ilk Tunç Çağına ait buluntular ele geçirilmistir. Bölge Hitit ve Roma dönemlerinden kalma yapıtlar açısından zengindir. Fraktin Anıtı ile Imamkulu Anıtında fırtına tanrısı ile Hitit Kral ve Kraliçesini betimleyen fiüler vardır. Develi Ilçesinde 13. yüzyıldan kalma Türk-Islam dönemine ait yapıtlar bulunmaktadır.

                                     

8.1. Insan aktiviteleri Tarım

Yöre halkının en önemli geçim kaynağı tarımdır. Sulama yapılan alanlarda da daha çok ayçiçeği ve seker pancarı yetistiriciliği yapılmaktadır. Sulu tarıma geçisle birlikte sebze tarımı ve meyvecilik yaygınlasmıstır.

                                     

8.2. Insan aktiviteleri Hayvancılık

Yörede hayvancılık halkın ikinci derecede geçim kaynağıdır. Alanda yer alan mera alanlarının büyük bir kısmı tarıma açılmıs, bir kısmının ise bitmis isletmeleri nedeniyle doğal yapısı bozulmustur. Alanda yer alan geçici sulak çayırlarda kıs mevsimi hariç otlatma yapılmaktadır. Çevredeki bozkırlarda koyun, bataklık alanlarda ise inek ve manda gibi büyükbas hayvan otlatılmaktadır. Sultan sazlığı civarındaki yerlesim yerlerinde yaklasık 24.000 büyükbas ve 38.000 küçükbas hayvan olmak üzere toplam 62.000 hayvan.

                                     

8.3. Insan aktiviteleri Sazcılık

Sultan Sazlığında saz kesimi yaygın olarak yöre halkı tarafından yapılmakta olup, yılda yaklasık 1500 ton saz kesilmektedir. Kesilen sazların büyük kısmı yurt dısına ihraç edilmektedir. Ihraç edilen saz miktarı yılda yaklasık 300.000-400.000 bağı her bağ yaklasık 5 kğ bulmaktadır. 1995 yılında Sindelhöyük kasabasında saz bağlama ve depolama tesisi kurulmustur. Ayrıca yörede dam malzemesi ve hayvan yemi olarak kullanılan sazlar bölge için önemli geçim kaynağı olusturmaktadır. Daha çok Kasım-Aralık aylarında Phragmites australis ve Thypha cinsine ait saz türleri kesilmektedir.

                                     

8.4. Insan aktiviteleri Avcılık

1982-1983 av sezonundan sonra avlanma bütün alanda tamamen yasaklanmıstır.

                                     

9. Koruma ve yönetim

1971 yılında alanın Orman Bakanlığı tarafından Su Kusları Koruma ve Üretme Sahası olarak ilan edilmesini takiben koruma çalısmaları baslatılmıstır.

Devlet Su Isleri Genel Müdürlüğü DSI tarafından 1970li yıllarda alanın tamamının drene edilerek kurutulması planlanmıstır. Ancak, gönüllü kuruluslar ile kamu kuruluslarının çabaları sonucunda proje revize edilmis ve Yay gölündeki su kotunun 1070.80 mde tutulması karara bağlanarak, alanın kurutulması önlenmistir.

Sulak ve koruma alanı olarak önemi anlasılan Sultan Sazlığı 15 Mart 1994 tarihli ve 5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Uluslararası Ramsar Sözlesmesinin özellikle Su Kusları Yasama Ortamı Olarak uluslararası öneme sahip sulak alanların korunması sözlesmesi Ikinci ve Üçüncü maddeleri uyarınca A sınıfı Sulak Alanlar Listesine alınmıstır.

                                     
  • Kayseri Ili Sınırları Içerisinde Bulunan Bazı Alanların Sultansazlığı Milli Parkı Olarak Belirlenmesi Hakkında Karar T.C. Resmî Gazete 26111
  • Sultansazlığı na ulasamıyor. Yağıslı giden havalarda kuslar beslenebilecekleri suya kavusmaktadır. Aksi takdirde durak giden havalarda Sultansazlığı ve