Back

ⓘ Soyluluk unvanları ..




                                               

Soyluluk unvanları

Bugüne dek kullanılmıs baslıca soyluluk unvanları sunlardır: Huang-di: Çinde imparatorun karsılığı. Çinlilere göre dünyadaki en yüksek unvandır. Tanrının oğludur. Ilk Huang-dinin bu unvanı elde etmesi için 25 kralı ezmesi gerekti. Tenno: Japonlarda imparatorun karsılığı. Tenno erdemlidir ve mükemmel insandır, asla hata yapmaz. II. Dünya Savası sonunda Tennonun yenilgiyi kabul etmesi, Japonlar için büyük bir sok olmustur. Wang: Çinde kralın karsılığı. Orta Asyalı göçebeler arasında wang unvanı alan tek kisi Moğol beyi Tuğruldur ve Wang-Han Onghan olarak anılır. Daha önceki çağlarda "mikado" ...

                                               

Baron

Baron: Avrupa terminolojisinde asaletin sovalyelikten sonra gelen 2. basamağı, vikontluktan küçük soyluluk payesi. Ingiliz literatüründe baronlara "Lord" denilmektedir. Baron esine barones denir. Baronet küçük baron payesi yalnız Ingiliz literatüründe vardır ve 1611de olusturulmustur.

                                               

Begüm

Begüm, Güney Asyada yerel yöneticilerin ailelerindeki kadınlara verilen unvan. Türkçedeki bey unvanından türetilmis beğim sözcüğü, Hint telaffuzuyla begüm e dönüsmüstür. Türkçede bulunan "hanım" kelimesi de han kelimesinden türemistir. Pakistan ve Bangladeste evli ya da dul kadınlara hitap sekli olarak da benimsenmistir.

                                               

Çar

Çar kelimesinin kökeni Sezara dayanır. Roma Imparatorluğu yıkıldıktan sonra diğer birçok imparatorluk Roma Imparatorluğunun devamı ve Sezarın varisi olduğunu iddia etmis ve tüm Avrupada egemenlik hakkı iddia etmistir. Bu imparatorluklar Kutsal Roma Cermen Imparatorluğu, Doğu Roma Imparatorluğu ve Rus Imparatorluğudur. Osmanlıda Sezarın unvanını ilk Fatih Sultan Mehmet Kayzer-i Rum seklinde kullanmıstır. "Çar" asağıdaki ülkelerde belirtilen zamanlarda liderlere verilen addır: Sırbistan, 1346-1371 arası. Bulgaristan, 913-1018, 1185-1422 ve 1908-1946 arası. Rusya, 1480dan ya da 1547, 1721ye k ...

                                               

Derby Kontu

Derby Kontu Ingiltere Peerageda bir unvandır. Unvan ilk olarak Derbynin 1. Kontu Robert de Ferrers tarafından 1139un benimsendi. 6.Kont, III.Henrynin saltanatının sonuna doğru mülkünü kaybedene ve 1279da ölünceye kadar Ferrers ailesiyle devam etti. Ferrers mülkünün çoğu ve Derby unvanı daha sonra III.Henrynin ailesine aitti. Unvan, IV.Henryin 1399da tahta geçmesiyle Taçta birlesti. Unvan 1485te Stanley hanedanı için yeniden yaratıldı.

                                               

Döfen

Döfen, 1350-1791 ile 1824-1830 dönemlerinde Fransa Krallığında veliaht olan kisiye verilen unvan. Bu unvan Valois Hanedanı ve Bourbon Hanedanıdan olan Fransa kralının veliahtına verilmistir. Unvan genellikle en büyük erkek çocuğuna verilmistir. "Döfen" unvanını tasıyan bayana veya döfenin esine döfnes denir. Döfen teriminin kökeni, Fransızca dauphiné olup Yunanca delphin yunus kelimesinden türemistir. Unvanın kökeni güneydoğu Fransadaki "Dauphiné" bölgesine uzanır. Ilk kez, 1349da bölgenin prensi olan V. Charlesa verilmistir. Charles kral olunca, bahsi geçen toprakları ve unvanı en büyük o ...

                                               

Dük

Dük veya Düses, geleneksel olarak monarsi ile yönetilen Avrupa ülkelerinde imparator, kral ve prensten sonra gelen bir soyluluk ve egemenlik unvanıdır. Dükalıklar yani düklerin yönettiği devletler genellikle imparatorluk veya krallıklara bağlı yarı bağımsız eyaletlerdir. Dük unvanı babadan oğula geçer. Dükler Krallık yönetiminde çoğu zaman etkili olmustur. Hanedanlık bağları ve akrabalıklar sayesinde kral veya imparator düklerle beraber karar alırdı. Bununla birlikte, bağımsız devlet olan dükalıklar da vardır. Örnek olarak Lüksemburg Büyük Dükalığı belirtilebilir. Fransızca duc ve daha önc ...

                                               

Earl

Earl, konta denk bir Ingiliz asalet unvanı. Eski Norveççede Jarl unvanı ile iliskilidir. Kökenine bakıldığında "cesur adam" veya "savasçı" anlamlarına gelir. Earl unvanı, "kabile sefi" anlamında bir Iskandinav ve Anglo Sakson unvanı olarak ortaya çıktı. Unvan Orta Çağda Iskandinavyada ortadan kalkarken, Ingilterede kullanılmaya devam edildi. Unvan, rütbe olarak vikont ile marki arasında yer alır ve kıta Avrupasındaki kont unvanına karsılık gelir.

                                               

Emir (makam sahibi)

Emir, Arap ülkeleri, Batı Afrika, Afganistan ve Hindistan altkıtasındaki çesitli yerlerde kullanılan bir kral, aristokrat veya askerî olarak yüksek bir makam unvanını ifade eder. Terim, bir "komutan", "general" veya "lider" anlamına gelecek biçimde de Emirül-Müminin olarak yaygın biçimde kullanılmıstır. Disil formu emire kelimesidir. "Prens" olarak çevrildiğinde, "emirlik" kelimesi egemen bir prensliğe benzer. Çağdas kullanımda bu terim, bir Emirliğin Müslüman bir devlet baskanını veya Islamî bir örgütün liderini belirtebilir.

                                               

Han (unvan)

Han, eski Türk - Moğol topluluklarında hükümdar. "Ulu insan", "lider" anlamları tasımaktadır. Moğolcada ve bazı Altay lehçelerinde Kan olarak da söylenir. Arapçada melik, Farsçada sah, Latincede rex, Almanca’da König, Ingilizcede king denilen kral sözcüğünün Türkçedeki karsılığıdır.

                                               

Hilâfet

Hilafet veya halifelik, Muhammedin ölümünün ardından olusturulan siyasi bir makamdı. Bu siyasi makamın basındaki kisilere halife denirdi. Halifenin nasıl seçileceği Islamda kesin kurallara bağlı olmamakla birlikte ilk dört halifenin sahabenin önde gelenlerinin seçimi ve biat alma, sonraki halifelerin ise babadan oğla veraset yoluyla intikal ettiği görülmektedir. Makam baslangıçta siyasi bir yönetim erkini tanımlarken sonradan siyasi-manevi bir otoriteye dönüsüp Sünnilerin temsilciliğini üstlendi.

                                               

Iki kutsal caminin hizmetkârı

Iki kutsal caminin hizmetkârı, Eyyûbîler, Memlûk Sultanları, Osmanlı Padisahları ve günümüzde Suudi Kralları dahil olmak üzere Islam Hükümdarları tarafından kullanılan kraliyet unvanı. Bu unvan, Islam dünyasının en kutsal iki mescidi olarak kabul edilen Mekke’deki Mescid-i Haram ve Medine’deki Mescid-i Nebevînin hükümdar tarafından korunması, sorumluluğunun garanti altına alınması ve sürdürülmesi anlamına gelir.

                                               

Imparator

Imparatoriçe veya Imparator, kralların da kendisine bağlı olduğu en yüksek hükümdar. Bir imparatorluğun erkek hükümdarına Imparator, imparatorluğun kadın hükümdarına imparatoriçe denir. Latince imperator kelimesinden gelir. Rütbe ve mevkii olarak kralların üzerinde bulunan çok büyük bir devletin yöneticisine denir.

                                               

Kadınefendi

Kadınefendi, Osmanlı Devletinde padisahın dört adet zevcesine verilen ad. Islamiyet öncesi Türk devletlerinde hakanın esine verilen katun ya da hatun unvanı 1703 yılında tahta çıkan III. Ahmetten itibaren, Farsça kökenli hasekinin yerini almıs ve Osmanlı Devletinin sonuna kadar kullanılagelmistir. Osmanlı protokol kurallarına göre kadınefendiler çocuklarına göre değil, evlenme tarihlerine göre sıralanmıslardır. Bu sıraya göre kadınefendiler su sekilde sıralanırlar: Üçüncü Kadın Baskadın Dördüncü Kadın Ikinci Kadın Hiçbir kadınefendi, Osmanlı protokolünde imparatoriçeye denk gelen Valide Su ...

                                               

Kalgay

Kalgay, Kırım Hanlığında veliahda verilen unvan. Yarlıklarda ve vekayinamelerde" kagalgay”," kagalya”," kalgay”," kalga” seklinde geçer. 17. yüzyıla ait fermanlarda da ilk sekli olan" kagalgay” kullanılmıstır. Kelimenin Moğolca" büyük kapı” anlamındaki hagalhadan geldiği tahmin edilmektedir. Söz konusu unvan dilbilim açısından Tatarca kalgay kelimesiyle iliskilendirilmis olmakla birlikte, Halim Giray tarafından aktarılan bir hikâyeye göre," o kalacak” ya da" o kalsın” anlamına gelmektedir. Bu halk etimolojisi Hammer tarafından benimsenmisse de bazı tarihçiler tarafından kabul görmemistir. ...

                                               

Kodaman

Kodaman, "büyük", doğustan soylu veya diğer nitelikleriyle yüksek sosyal konumda olan kisilere verilen unvan. Orta Çağa atıfta bulunulduğunda, terim genellikle soylu toprak sahiplerini; kont, dük ve prens gibi savas efendilerini ve Polonyada szlachta unvanlarıyla karsılastırılabilir.

                                               

Kont

Kont, Avrupada bir soyluluk unvanı. Kontun esine veya kont konumundaki kadına kontes denir. Birlesik Krallıktaki muadili earldür. Günümüzde, soyluluk sırasında markiden sonra, markinin olmadığı ülkelerde dükten sonra gelir. Sözcüğün kökeni Latince comes sözcüğüdür. Roma Imparatorluğunda comes lar imparatorun refakatçilerinden biri idi. Frenklerde ise kontlar yerel komutan ve yargıçtı. Kontlar zamanla feodal yapıya daha fazla entegre oldular ve dükün astı konumuna yükseldiler. Flanders, Toulouse ve Barcelona gibi bazı ülke ve kontluklarda ise dük konumuna esit hale geldiler. Kralların feoda ...

                                               

Leydi

Leydi, Britanya Adalarında bir soyluluk unvanı. Düses altındaki tüm soylu kadınlar ile baron ve sövalyelerin esleri için kullanılır. Bununla birlikte günümüzde "hanımefendi" anlamında kibar bir hitap olarak tüm kadınlar için kullanılabilir.

                                               

Lord

Lord veya lort, esasen Birlesik Krallık bünyesinde soyluluk ya da üst mertebe ifade eden ve buna bağlı olarak da çesitli kullanım sekilleri olan bir sözcüktür. Günümüzde en sık, Birlesik Krallık ve onun öncülü ülkelerde bir soyluluk unvanı olarak kullanılır. Ancak, bu unvana sahip olmalarına rağmen herhangi bir soylulukla iliskisi olmayan, unvanı yalnızca hürmeten almıs kisiler de vardır. Bunun dısında, baska unvanlarla birlikte, aslında genel olan bu unvanların üst düzey sahiplerini vurgulamak için de kullanılabilir; örneğin, "Lord Belediye Baskanı" ya da "Lord Bassavcı" gibi. Lord unvanı ...

                                               

Man Lordu

Man Lordu Birlesik Krallıka bağlı özerk bir bölge olan Man Adasının devlet baskanı ve Lord Sahipidir. Su anki Lord Sahip, Birlesik Krallık Kraliçesi II. Elizabethtir. Man Lordu unvanı her iki cinsiyet için de kullanılabilir ancak tercihen, Birlesik Krallık kraliçesi Victoria "Manın Hanımefendisi" unvanıyla anılmıstır. Adanın resmi olarak yönetimi, devlet baskanı olan kraliçenin vekili konumundaki bir idareciye Ingilizce: Lieutenant Governor bağlı olsa da, bu makam 21. yüzyılda adanın idare birimi olmaktan çıkmıs ve daha çok seremoniler ile iliskili devlet baskanı rolünü almıstır. Resmi ola ...

                                               

Melik

Melik, Arapça bir kelime olup kral anlamını tasır. Mülk kökünden türemistir. Orta doğu bölgesinde konusulan birçok dilde yer alır. Melike ise Arapçada kraliçe anlamındadır.

                                               

Mirza (unvan)

Bu madde "Mirza" unvanı ile ilgilidir. Diğer anlamları için Mirza maddesine gidiniz. Mirza, Arapça "emir" kelimesiyle Farsça "zade" ekinin birlesmesiyle olusmus soyluluk içeren bir unvan. Timurdan beri Orta Asyadan Balkanlara pek çok Türk devletinde "han oğlu" ya da "han sülalesinden gelen" anlamında kullanılmıstır. Babür Imparatorluğu, Timur Imparatorluğu, Özbek hanlıkları, Altın Ordanın mirası üzerinde kurulmus Kazan, Astrahan ve Kırım hanlıklarıyla, Safevi-Nadir Sah arası Iran devletlerinde ve çesitli Azerbaycan hanlıklarında kullanılmıs, Osmanlıdaki sehzadeye benzer bir unvandır. Ayrıc ...

                                               

Osmanlı unvanları

Osmanlı Imparatorluğunda birçok soyluluk unvanı vardı. Batı uygarlıklarındaki geleneklerin aksine, birçok sark unvanlarında olduğu gibi, sınırlı yetkileri olan birçok devlet görevlisi de saltanata bağlı unvanlar alıyordu. Bu unvanlar kimi zaman birkaç kusak boyunca babadan oğula geçebiliyordu. Genel olarak kullanılanlar Pasa, Bey, Efendi, Kaymakam, Vali ve Kaptan-ı Deryaydı. Tüm devlette bulunan hiyerarsik sıraya göre, su unvanlar mevcuttu: Efendi Sultan, Padisah Han-Hakan Ön-Türklere ve Antik Türklere kadar uzanan, devletin bas hükümdarı için kullanılan ve Türk geleneklerinde kutsal olan ...

                                               

Padisah

Padisah, bazı Islam hükümdarları tarafından kullanılan ve yücelik belirten unvan. Farsça bir sözcük olup "sahların en büyüğü" manasına gelmektedir. Esasen Islamiyet öncesi Iranda hüküm süren Sasani hükümdarlarının sıfatı iken daha sonra Osmanlı hükümdarları ve Delhi sultanları tarafından benimsenmistir. Hindistanda bazı bölgesel Islam hükümdarları ile Afganistandaki Dürraniler de "padisah" unvanını kullanmıstır. Sözcüğün aslı Eski Farsça olup bey, efendi, muktedir anlamına gelen pāti ve hükümdar anlamına gelen sāh kelimelerinden olusur.

                                               

Prens

Prens, Avrupa hanedanlarında kral olmayan erkek üyelere verilen genel soyluluk unvanıdır. Osmanlıdaki sehzade unvanına denk gelir. Prensler çoğu ülkede prenseslerle birlikte taht için sıraya girerlerdi. Fransada veliaht prensine döfen denirdi. Eski Türklerde Tigin sözcüğü prens sözcüğüne karsılık gelir. Anglo-Norman ve Eski Fransızca "prince". Latince "princeps" kelimesinden gelir. "Princeps" kelimesi primus ilk,birinci + capio/capere almak,kapmak kelimelerinin birlesmesinden olusur. "Bir yeri/yerlesimi ilk alan, ilk kapan". Ayrıca "sef, lider, ilk adam" anlamındadır ve hatta "ilk vatandas ...

                                               

Sebastokrator

Sebastokratōr, Geç Bizans Imparatorluğu kıdemli saray unvanıdır. Ayrıca Imparatorluğun komsusu ve etkisindeki devletlerde de kullanılmıstır. Sebastokratores karısına verilen disil unvan sebastokratorissa, sebastokratitsa idi. Kelime, gramer olarak, sebastos "Kutsal", Augustus yunanca çevirisi ve kratōr "hükümdar", aynı kelime autokratōr "imparator" kelimesinde de geçmektedir kelimelerinin birlesimidir. Unvan ilk defa Bizans Imparatoru I. Aleksios h. 1081-1118 tarafından kardesi Isaakios Komnenosa verilmistir. Anna Komniniya göre, bu unvan Aleksiosun kızkardesi Eudokianın kocası Nikiforos M ...

                                               

Sebastos

Sebastos Antik Yunanlar tarafından Augustus un Roma imparatorluk unvanı için kullanılan bir onursal ifade. Baslığın disi formu sebastē idi. 11. yüzyılın sonlarından itibaren, Komnenos Hanedanı döneminde, Bizans Imparatorluğu için saray unvanlarının yeni sisteminin temelini olusturan Sebastokrator, protosebastos, panhypersebastos ve sebastohypertatos gibi kelimeden çesitli sekilleri türetilmistir.

                                               

Sir

Sir"), Orta Çağda kullanılmıs ve kökeni Latinceye dayanan Sire kelimesinden türetilen, erkekler için resmî bir Ingilizce hitap etme biçimi. Geleneksel olarak, yasa ve geleneklere göre, Sir bir tarikata üye sövalyelere hitap için kullanılmıs, daha sonra ise baronetler ve diğer yöneticiler için de kullanılır hale gelmistir. Hitabın disil versiyonu, eğer statü kadının kendisi tarafından edinilmis ise Dame olmaktadır. Bir sövalye veya baronetin karısına ise Leydi olarak hitap edilmektedir. Geç Modern dönemden bu yana," Sir”, Bay Mr. ve Bayan Mrs. ve Miss gibi hitap biçimlerine ek olarak üst so ...

                                               

Squire

Bir squire, Orta Çağın basından itibaren bir sövalyenin kalkan veya kılıç tasıyıcısıydı. Sözcüğün kullanımı zamanla değisti. Ilk basta bir sövalyenin çırağı anlamına geliyordu. Sonra toprak ağası veya tımar sahibi olarak da kullanılmaya baslandı ve daha sonraları sözcük, toprak sahibi soylular sınıfının üyeleri için kullanılageldi. Squire unvanı, çağdas Amerikan kullanımında sulh hakimlerine ve yerel devlet adamlarına verilmektedir.

                                               

Starosta

Starosta veya starost, Slavca bir terim, görevi bir hanedan ailesinin veya aile mülklerinin varlıklarını yönetmek olan kisiyi ifade eder. Starostun Slavca kökü, "kıdemli" veya "senior" olarak tercüme edilir. Orta Çağdan bu yana, Slav tarihinde bir dizi sivil ve sosyal bağlamda liderlik pozisyonunda bulunan bir sorumlu anlamına geliyordu. Starosta, tarihsel olarak üst düzey bir kraliyet idari görevlisiydi. Polonyada, starostwo adı verilen bir starosta kraliyet bölgesini veya belirli bir bölgeyi yönetirdi. Orta çağın ilk dönemlerinde starosta, kentsel veya kırsal topluluğa ya da kilise tarzı ...

                                               

Sultan

Sultan, tarihte pek çok farklı anlamda kullanılmıs olan Islamî bir sıfattır. Sözcük olarak "güç", "otorite", "yönetici" anlamlarına gelir. Genelde bağımsızlığını ilan eden Islam hükümdarları tarafından kullanılmıstır. Islâm devletlerinde, hükümdara verilen sultan denilen unvan. Sultan tabiri, Müslüman hükümdarlarının özellikle Sünnî kısmına ait bir unvandır. Sözcük, Arapçadan alınmıs olup, iktidar sahibi demektir. Daha sonraları, hakimiyet, delil ve bürhan manâsına da alınmıstır. Sultan unvanını ilk defa 11. asrın ilk yıllarında, Gazne’de hükümdar bulunan Mahmud Gaznevî kullandı. Hilâfet, ...

                                               

Sultanzade

Osmanlı Devletinde sultan denen imparatorluk prenseslerinin erkek çocuklarına verilen ad. Osmanlı protokolünde imparatorluk prensine denk gelen sehzade statüsüne sahip değillerdir, dolayısıyla tahta çıkma hakları yoktur ve tahtta hak iddia eden bir sultanzade de olmamıstır. Esleri ve çocukları protokolde hiçbir dereceye girmez. Sultanzade Semiz Mehmet Pasa gibi görevleri icabı pasa unvanını alanlar olduğu gibi, Sultanzade Sabahaddin Beyefendi gibi modern dönemde sultanzadelerin çoğuna beyefendi unvanı verilegelmistir.

                                               

Sah

Sah ya da Sahensah, Fars ve Afgan hükümdarlarının unvanı. Kral anlamına gelmektedir. Zamanla Islam aleminde hükümdar anlamında yaygın olarak kullanılagelmistir. Hükümdarlar hükümdarı anlamına gelen sehinsah unvanı, Perslerin krallar kralı saydığı II. Kyrosun Büyük anısına 20. yüzyılda Pehlevi hanedanı tarafından kullanılmıstır. Gene Sah tan türetilen Farsça padisah unvanı da koruyucu, ulu hükümdar anlamını tasır. Sah unvanı, 1973te monarsinin yıkılmasına değin Afganistanda, ayrıca Orta ve Güney Asyadaki baska ülkelerde birçok hükümdar ya da prens tarafından kullanılmıstır. Soyla gelen vali ...

                                               

Sahib (unvan)

Sahib, "refakatçi" anlamına gelen Arapça kökenli bir kelimedir. Ödünç olarak, Farsça, Kürtçe, Türkçe, Kazakça, Özbekçe, Türkmence, Tacikçe, Kırım Tatarcası, Urduca, Hintçe, Pencapça, Pestuca, Bengalce, Gucaratça, Marathice, Rohingya ve Somalice dahil olmak üzere birçok dile geçti. Resmi bir unvan veya bir onur olarak adres terimi olarak kullanılabilir. Genellikle saab olarak kısaltılır.

                                     

ⓘ Soyluluk unvanları

  • baslıca soyluluk unvanları sunlardır: Avrupa da Batı Roma Imparatorluğu nun yıkılısından 20. yüzyılın baslarına kadar geçerli olan unvanlar en yüksekten
  • Lord veya lort, esasen Birlesik Krallık bünyesinde soyluluk ya da üst mertebe ifade eden ve buna bağlı olarak da çesitli kullanım sekilleri olan bir sözcüktür
  • hanedanlarında kral olmayan erkek üyelere verilen genel soyluluk unvanıdır. Osmanlı daki sehzade unvanına denk gelir. Prensler çoğu ülkede prenseslerle birlikte
  • Osmanlı Imparatorluğu nda birçok soyluluk unvanı vardı. Batı uygarlıklarındaki geleneklerin aksine, birçok sark unvanlarında olduğu gibi, sınırlı yetkileri
  • Avrupa terminolojisinde Baron ile Kont arasında yer alan bir asalet unvanıdır. Vikont ların esleri için Vikontes tabiri kullanılır. Soyluluk unvanları
  • terminolojisinde asaletin sovalyelikten sonra gelen 2. basamağı, vikontluktan küçük soyluluk payesi. Ingiliz literatüründe baronlara Lord denilmektedir. Baron esine
  • yönetilen Avrupa ülkelerinde imparator, kral ve prensten sonra gelen bir soyluluk ve egemenlik unvanıdır. Dükalıklar yani düklerin yönettiği devletler genellikle
  • the World 2015. CQ Press. Luka Tuvalu genel valileri arasında soyluluk unvanını reddeden ilk ve tek Tuvalu genel valisi olmustur. State Funeral
  • eski konumlarını geri kazandılar ve kazokuyu olusturdular. Japon soyluluk unvanları II. Dünya Savası nın ardından kaldırılsa da, kuge ailelerinin üyeleri
  • toplumda ve devlet yönetiminde yer alan asilzâdelere verilen soyluluk unvanı. Ayrıca unvan Pajarinin yazıldığı Finlandiya da bir soy isim olarak kullanılmıstır
  • yönetici sözcüklerinden türetilmistir. Hükümdarların ayırt edici soyluluk unvanları vardır ve onlara farklı bir üslupta hitap edilir ki bunlar genellikle
  • ayrıcalıklara sahip olan ve özel unvanlar tasıyan kimselere denir. Asil olma durumuna asalet veya soyluluk denir. Pek çok toplumda soyluluk ebeveynlerden çocuklara
Augustus (unvan)
                                               

Augustus (unvan)

Augustus, zamanla Latincede "Majesteleri" anlamını kazanmıs bir kelimedir. Disi hali Augusta dır. Roma imparatoru Caesar Divi Filius Augustusun onuruna, sonraki pek çok Roma imparatoru, isimlerinin basına bunu bir unvan olarak eklediler. Tıpkı Jül Sezarın Julius Caesar isminin 2.000 yıl boyunca Kayzer unvanına esin kaynağı olması gibi, Augustus ismi de bir unvana dönüsmüstür. Bu nedenle çoğu Roma imparatorunun isminin önünde Imperator Caesar Augustus tamlaması görülür.

Boyar
                                               

Boyar

Boyar, бояре, boyare), 10. yüzyıl ile 17. yüzyıl arasında Slav ülkelerinde, özellikle de Rusya, Boğdan, Eflak ve Erdelde toplumda ve devlet yönetiminde yer alan asilzâdelere verilen soyluluk unvanı. Ayrıca unvan, Pajari nin yazıldığı Finlandiyada bir soy isim olarak kullanılmıstır.

                                               

Grandük

Grandük ya da yanlıs yazımıyla grand dük, Batı Avrupada, özellikle Cermen ülkelerinde tasra krallarına verilen bir unvandır. Grandükler protokolde kralın ve arsidükün altında, diğer düklerden ise yukarıda yer alırlar. Grandükler eslerine grandüses adı verilir. Bunun dısında Doğu Roma Bizans Imparatorluğunda devletin ikinci adamı bugünkü basbakan Megas doux Grandük olarak adlandırılırdı.

Necasi
                                               

Necasi

Necasi ya da Negus Geez ve Amharca dillerinde "kral" anlamına gelen ve Etiyopya Imparatorluğunun en eski feodal unvanlarından biridir.

Nevvab
                                               

Nevvab

Nevvab. Babür Imparatorluğunun bir bölgesini ya da eyaletini vekaleten yöneten idarecilere verilen unvan. Bugün basta Hindistan olmak üzere Güney Asya ülkelerinde soyululuk unvanı olarak da kullanılmaktadır. Sözcüğün kökeni, "bir bölgeyi vekaleten yöneten kisi" anlamına gelen naib terimine dayanmaktadır.

Onna-bugeisha
                                               

Onna-bugeisha

Onna-bugeisha, Japon soyluluğuna ait bir çesit kadın savasçıydı. Çoğu kadın samuray erkekleriyle birlikte savasa girdi. Feodal Japonyadaki bushi sınıfının üyeleriydiler ve savas anlarında ailelerini ve onurlarını korumak için silah kullanımı konusunda eğitildiler. Tanınmıs onna-bugeishalar arasında Tomoe Gozen, Nakano Takeko ve Hōjō Masako bulunmaktadır.

                                               

Prenses

Prenses, genellikle Avrupa hanedanlarında kadın üyelere verilen genel soyluluk unvanı. Bazı ülkelerde tahta çıkma sansı yokken bazı ülkelerde tek baslarına tahta çıkabilirler. Tarihte bağlı bulundukları ülke ve hanedanların çıkarları için diğer ülkelerin hükümdarları veya önemli görevlileriyle evlendirilmislerdir. Örnek olarak sıkça görülen Bizans hanedanıyla ve Osmanlı hanedanları arasındaki evliliklerdir. Prenses sözcüğünün Türkçe karsılığı Kunçuy" dur.

                                               

Ratu

Ratu, Fijililer tarafından kullanılan ve sef anlamına gelen bir soyluluk unvanıdır. Erkekler için kullanılan bu unvanın yanı sıra kadın sefler için de Adi kullanılır. Önemli Ratular arasında Ratu Seru Epenisa Cakobau, Ratu Epeli Nailatikau, Ratu Sir Kamisese Mara bulunmaktadır.

Tegin
                                               

Tegin

Eski Türk tarihinde Tegin unvanını tasıyan kisilere çok rastlanır. Bu kisilerden en çok bilineni ise Kül Tigindir Eski Türkçe. Gazneliler devletinin kurucuları Alp Tigin ve Sebük Tegin de bu unvanı tasıyan isimlerdendir. Tegin unvanı zamanla Türkiyede "Tekin" adına evrilmistir.

Veliaht
                                               

Veliaht

Veliaht, monarsi ile yönetilen ülkelerde hanedan üyesi olan tahtın gelecekte sahibi olacak kisiye verilen addır. Birçok monarside veliahtlar önceden belirlenerek devlet yönetimi için özel hocalar tarafından yetistirilmekte ve devlet yönetmeye hazırlanmaktaydılar. Genellikle Avrupada görülen bu uygulama tarihteki Türk devletlerinde bulunmamakta bütün hanedan üyeleri taht için esit haklara sahip olmaktaydı.

Voyvoda
                                               

Voyvoda

Voyvoda, Slav dillerinde kumandan ya da prens anlamına gelir. Osmanlı Imparatorluğu Eflak ve Boğdanı topraklarına katmadan önce bu ülkelerin kralları voyvoda adıyla anılmaktaydılar. Osmanlı Imparatorluğu zamanında aynı terim Eflak ve Boğdan vilayetlerinde Osmanlı Padisahına bağlı olarak hüküm süren Hristiyan hükümdarlar için de kullanılmaya devam etmistir. Voyvodalar Osmanlı Imparatorluğunun kadrolarında sancak beylerine esit konumdaydılar.