ⓘ Free online encyclopedia. Did you know? page 75



                                               

Hipertrikozis/gingival hiperplazi sendromu

Hipertrikozis/gingival hiperplazi sendromu, otosomal resesif yolla aktarılan kalıtsal bir sendromdur. Diseti büyümeleri ve asırı kıllanma temel bulgular olmakla birlikte diseti bileseninin bulunmadığı olgular da bildirilmistir. Mikroskopik incele ...

                                               

Hipertrofi

Hipertrofi, bir doku ya da organın hacminin, temel yapı tasları olan hücrelerindeki büyüme nedeniyle artmasıdır. Çoğunlukla hiperplazi ile karıstırılır ancak hiperplazi dokudaki hücrelerin büyüklüğünün değil sayılarının artması sonucu meydana gel ...

                                               

Hipotalamus-hipofiz-adrenal aks

Hipotalamus-hipofiz-adrenal aks, ya da Limbik-Hipotalamus-hipofiz-adrenal aks, kompleks geribildirim mekanizmalarına sahip nöroendokrin bir yolak. Bu yolağın, stres maruziyeti sonucu artan aktivitesi hipotalamik kortikotropin salgılattırıcı hormo ...

                                               

Histopatoloji

Histopatoloji ya da patolojik histoloji, hastalıklı dokunun histolojik incelenmesinde uzmanlasan patoloji dalıdır. Anatomik patoloji açısından önemli bir araç olan histopatoloji, aynı zamanda kanser ve diğer hastalıkların doğru ve kesin teshisi i ...

                                               

Holoprosensefali

Holoprosensefali, fetüste, beyin ön bölgesi gelisiminin aksaması ve loblarına ayrılamaması olgusudur; ek olarak, mikrosefali, hipofiz bezi ön lobunun agenezi ya da displazisi, yüzde orta çizgi anomalileri, burun malformasyonları, yarık dudak-yarı ...

                                               

Hücresel bellek

Hücresel bellek, anılar, alıskanlıklar, ilgi alanları ve tad gibi özelliklerin beyin haricinde, insan vücudunun tüm hücrelerinde bir sekilde hafızaya alınabileceğini ileri süren bir hipotezdir. Öneri büyük ölçüde organ nakli sonrası, alıcının yen ...

                                               

IFAP sendromu

IFAP sendromu, X-kromozomu aracılığıyla resesif olarak aktarılan kalıtsal bir sendromdur, özellikle erkek çocukları etkilenir. Oligohidramnios baslangıç noktasıdır. Gelisme geriliği ve mikrosefali belirgindir. Alın bombelidir. Deride ektodermal d ...

                                               

Iç hastalıkları

Iç hastalıkları, tıbbın bir ana bilim dalıdır; Dahiliye olarak da bilinir. Insanın sindirim sistemi, böbrek, kalp, akciğer, kan hastalıkları, kanserin dahili tanı ve tedavisi, romatizmal, hormonal ve alerjik hastalıklar, yaslı hasta grubunun sağl ...

                                               

Iktiyozis

Iktiyozis, insan ve evcil hayvanlarda görülen kalıtsal bir cilt hastalıkları ailesidir. Iktiyozis kelime anlamı olarak "balık cildi" demektir. Bu hastalığın görüldüğü insan ve hayvanlar balığın pullarını andıran bir görünüm içindedir. Bu terim ön ...

                                               

Immün tolerans

Immün tolerans veya immünolojik tolerans bağısıklık sisteminin bir antijene zarar vermediği genel süreçtir. Bu süreç, vücudun kendi antijenlerine karsı bir bağısıklık yanıtı olusturmadığı doğal ya da self tolerans seklinde ya da bağısıklık sistem ...

                                               

Immünoloji

Immünoloji, tıbbın bağısıklık ve farklı organizmaların bağısıklık sistemleri ile ilgilenen alt dalı. Türkçeye, Fransızca immunologie kelimesinden türeyerek gelmistir. Türkçe bağısıklık bilimi olarak da adlandırılır. Birçok farklı konuyu kapsayan ...

                                               

Implantasyon

Implantasyon, tıpta embriyonun, uterusa gömülmesidir. implantasyon genelde fundusun ön ve arka duvarında olur. Bu sırada blastosistin etrafını saran tabakazona pellusida,içteki sıvının artan basıncı ile incelerek kaybolur.Zona pellusidanın kaybol ...

                                               

Inhaler

Inhaler, akciğerlere ve akciğerler aracılığıyla vücuda ilaç salımı için kullanılan tıbbi bir cihazdır. En yaygın kullanımı astım ve KOAH hastalığı tedavisinde olsa da, grip tedavisinde kullanılan zanamivir gibi farklı ilaçlar da inhaler aracılığı ...

                                               

Insidans

Insidans, insidans hızı veya insidans oranı, belirli bir nüfusta belirli bir zaman dilimi içerisinde belirli bir hastalık veya hastalıkların yeni olgularının sayısını ifade eder. Epidemiyoloji ve birçok sosyal tıp biliminde sıklıkla kullanılır. s ...

                                               

Irin

Irin veya cerahat ; organizmanın herhangi bir yerinde yangılanma sonunda ölmüs göze artıklarından ve bozulmus akyuvarlardan olusan, mikroplu ya da mikropsuz, genellikle sarımtırak renkte koyuca sıvı, cerahat. Irin farklı hayvan türlerinde değisik ...

                                               

Iskorbüt

Iskorbüt, C vitamini eksikliği nedeniyle ortaya çıkan bir hastalık. Halsizlik, kolayca kanayan ve geriye çekilen disetleri, ciltte morluklar, eklemlerde ağrı ve yuvarlanan saçlar belirtileridir. C vitamini eksikliğinde yorgunluk, istah azalması, ...

                                               

Isitme testi

Isitme testi, bir kisinin isitme duyusunun duyarlılığının değerlendirilmesini sağlar ve çoğunlukla bir odyometre kullanan bir odyolog tarafından gerçeklestirilir. Bir kisinin farklı frekanslarda isitme hassasiyetini belirlemek için bir odyometre ...

                                               

Jacobsen sendromu

Jacobsen sendromu kromozom anomalisi kökenlidir. Kranyumda trigonosefali ve makrosefali saptanır. Hipertelorizm, kas ve kirpik anomalileri, kikroftalmi, mikrokornea, epikantus, strabismus, ptozis ve koloboma varlığı önemli göz bulgularıdır. Yüz i ...

                                               

Joubert sendromu

Joubert sendromu, kalıtsal bir sendromdur; 36 fenotipinden 34’ü otosomal resesif yolla aktarılır, olguların bir bölümü Meckel sendromu ile çakısmaktadır. Joubert sendromunun tüm fenotiplerinde 3 temel bulgu vardır: santral sinir sistemi anomalile ...

                                               

Juvenil idiopatik artrit

Juvenil idiopatik artrit her 1000 çocuktan birinde görülen bir iltihaplı romatizmal hastalıktır. Romatizmal hastalıklar arasında çocuklarda en yaygın görülendir. Hastalık ismindeki "juvenil", çocuklarda görülmesinden ; "idiopatik", hastalığın seb ...

                                               

Kabuki sendromu

Kabuki sendromu, iki fenotipi olan bir sendromdur: Kabuki sendromu 1 ve Kabuki sendromu 2. Kabuk1, otosomal dominant yolla aktarılan kalıtsal ya da izole olgular biçiminde görülür; Kabuk2 ise, X-kromozomu aracılığıyla dominant yolla aktarılır. He ...

                                               

Kampomelik displazi

Kampomelik displazi, Kamptomelik displazi, otosomal dominant yolla aktarılan kalıtsal bir sendromdur. Cüce kısalığına varabilen bacak kısalığı ve genel gelisme geriliği vardır. Kafatası iri, alın genistir. Hipertelorizm saptanır. Isitme sorunları ...

                                               

Kan doku

Kan doku, kırmızı kan hücreleri ve beyaz kan hücrelerini ve kanın hücresel olmayan sıvı kısmını içine alır. Bu sıvıya plazma denir. Bazen bu doku bağ doku içinde de sınıflandırılır çünkü benzer hücrelerden köken alır.

                                               

Kan nakli

Kan bağısı, 18-65 yas arasında ve vücut ağırlığı 50 kg’ın üzerinde olan sağlıklı kisiler kan verebilir. Erkekler en sık 3 ayda bir olmak üzere yılda en çok 4 kez; kadınlar ise en sık 4 ayda bir olmak üzere yılda en çok 3 defa kan verebilirler. In ...

                                               

Kan uyusmazlığı

Kan uyusmazlığı gebe anne ile bebeği arasındaki Rh uygunsuzluğuna verilen addır. Rh uygunsuzluğu, gebelikte ya da kan naklinde Rh bir kisinin Rh kan ile teması sonucu olusan bir alerjik reaksiyondur. Kan uyusmazlığı Rh ve ABO uyusmazlığı olarak i ...

                                               

Katapleksi

Katapleksi hastanın, bilincini kaybetmeksizin, birdenbire düsmesine yol açan, ani, çoğunlukla genel bir kas parezisidir. Genellikle emosyon ve çoğu zaman kahkaha, bu durumu yaratabilir. Narkolepsi sendromuna özgü olan katapleksiye, bu hastalarda ...

                                               

Katatoni

Katatoni, psikomotor belirtilerle karakterize bir klinik tablo. Ilk kez 1874 yılında, Karl Ludwig Kahlbaum tarafından tanımlanmıstır. Psikiyatrik bozukluklar dısında baska çesitli tıbbi nedenlerle de ortaya çıkabilir. Katatoni DSM-IVe kadar, sade ...

                                               

Kendine zarar verici davranıs

Kendine zarar verici davranıs, davranıs belirtisi olarak kisiye karsı veya potansiyel olarak zararlı herhangi bir davranıstır. Kendine zarar verici davranıslar yıllar boyunca birçok insan tarafından gösterilmis bir davranıs bozukluğudur. Bu davra ...

                                               

Kniest displazi

Kniest displazi, otosomal dominant yolla aktarılan kalıtsal bir sendromdur. Cücelik düzeyine ulasabilen gelisme geriliği saptanır. Boyun kısadır. Birbirlerinden uzakta fırlak gözlerde myopi, retina dekolmanı ve katarakt saptanır. sık ortaya çıkan ...

                                               

Koagülasyon

Koagülasyon veya pıhtılasma, kandaki çok küçük ve çekirdeksiz bir hücre olan kan pulcukları sayesinde, kanın havayla temas sonrası tortu hâline gelmesidir. Kanın dısarıda pıhtılasmaması hemofili hastalığıdır. Bu hastalık kötü sonuçlar doğurabilir ...

                                               

Kolesintigrafi

Kolesintigrafi veya hepatobiliyer sintigrafi, safra kesesi ve safra kanalları da dahil olmak üzere safra sisteminin sintigrafisidir. Kolestigrafik tarama, bu sisteminin sağlığını ve islevini değerlendirmek için ugulanır ve bir nükleer tıbbi görün ...

                                               

Kolostrum sütü

Kolostrum sütü, doğumdan sonra ilk 4-5 gün anne tarafından yavruya verilen ilk süttür, diğer ismi ağız sütüdür. Bilesimi normalden farklıdır ve sarımsı renkte hafif tuzlu ve tatlıdır. Normal sütle karıstırılmamalıdır. Bilesiminde yüksek oranda pr ...

                                               

Komorbidite

Komorbidite ya da komorbid, tıpta bir veya daha fazla bozukluk veya hastalığın temel hastalığa veya bozukluğa ek olarak aynı zamanda görülmesi durumudur. Türkçedeki karsılığı Eslik Eden Hastalık tır.

                                               

Konjenital hemihipertrofi

Konjenital hemihipertrofi ya da konjenital hemihiperplazi, otosomal dominant yolla aktarılan, Beckwith-Wiedemann sendromunun fenotipi olabilen, asırı büyüme sendromlarına özgü bulgular içeren kalıtsal bir sendromdur. Gen mutasyonuna bağlı izole o ...

                                               

Kontrast madde

Kontrast madde, tıbbi görüntülemede vücuttaki yapıların veya sıvıların kontrastını artırmak için kullanılan maddedir. Kontrast maddeler, kendi baslarına radyasyon yayan radyoaktif izleyicilerden farklı olarak, dısarıdan gelen elektromanyetizma ve ...

                                               

Koolen-de Vries sendromu

Koolen-de Vries sendromu, otosomal dominant yolla aktarılan kalıtsal bir sendromdur. Güçlü zeka geriliği sendromlarının önemli bir fenotipidir. Cüceliğe yakın düzeyde gelisme geriliği vardır. Yüz uzun, alın ve yanaklar genistir. Kulaklar kıvrımlı ...

                                               

Kraniyofrontonazal sendromu

Kraniyofrontonazal sendrom, X-kromozomu dominant yolla aktarılan kalıtsal bir sendromdur. Bulgular, kız çocuklarında daha belirgindir; Özellikle kız çocuklarındaki bulgular çok çesitli ve belirgindir; kızlarda kafa-yüz asimetrisi, kraniyosinostoz ...

                                               

Kraniyosinostoz

Kraniyosinostoz, kraniyosinostozis, kraniyofasiyal malformasyonların ve maksillofasiyal sendromların önemli bir bölümünde etkileri görülebilen konjenital bir patolojidir. Bu olgudaki temel bulgu kafatası eklemlerinin erken kapanmasıdır; etkilediğ ...

                                               

Kusma

Kusma, karnın etrafında bulunan kasların tersine kuvvetli kasılmasından dolayı midenin bosalmasıdır. Nedeni genellikle viral gastroenterit de denilen sindirim sistemi iltihaplanmasıdır. Gıda zehirlenmeleri de ikinci nedenidir. Yenen bir besine ön ...

                                               

Laparoskopi

Laparoskopi genel anestezi altında yapılan ve göbek deliğinden ince bir teleskopun karın içine sokularak karın içi organlarının görüntülenmesi prensibine dayanan bir ameliyattır.

                                               

Lazer epilasyon

Lazer epilasyon, vücuttaki istenmeyen kılların köklerinin lazer ısınları ile yok edilmesi islemidir. Yaklasık 20 yıldır üzerinde çalısmalar yapılan bu islem, 1990ların sonuna doğru ticari olarak yoğun bir sekilde kullanılmaya baslandı. Lazer epil ...

                                               

Leigh hastalığı

Leigh hastalığı ya da juvenil subakut nekrotizan ensefalomyelopati, Leigh sendromu, infantil subakut nekrotizan ensefalomyelopati ve subakut nekrotizan ensefalomyelopati, merkezi sinir sistemini etkileyen nadir kalıtsal nörometabolik ve mitokondr ...

                                               

Lenf

Lenf ya da Akkan, akyuvar içeren, kan plazmasına benzeyen renksiz sıvı. Baska bir anlatımla lenf damarları içerisinde dolasan, kan plazması ve lenf proteinlerinden olusan dolasım sıvısı.

                                               

Lenf bezi tüberkülozu

Lenf bezi tüberkülozu ya da skrofula veya tüberküloz lenfadenit. Tüberküloz etkeni olan mikobakterium tüberkülozis basilinin lenf bezlerini tutmasıyla olusan bir hastalıktır. Akciğer dısı tüberküloz olgularının en sık görülen formudur. En sık tut ...

                                               

Lipom

Lipom, lipoma veya yağ bezesi, vücutta yağ dokularından köken alan, habis kötücül olmayan tümörlerin genel adıdır. Yağ dokusu içeren herhangi bir vücut bölgesinde olusabilir. Kıkırdaksı kapsülü olan lipom, iyi huylu tedavi edilebilir bir tümör çe ...

                                               

Lissensefali

Lissensefali, gen mutasyonuna bağlı izole olguların yanı sıra otosomal dominant yollar aktarılan kalıtsal bir anomali türüdür; 15 fenotipi bildirilmistir. Fenotipler arasında en sık görüleni Miller-Dieker lissensefali sendromu dur. Fetüsü etkiley ...

                                               

Locked-in sendromu

Locked-in sendromu, bir insanın suuru yerinde olmasına rağmen bedenen neredeyse tamamen felç halinde olması ve böylece kendini dil veya hareketlerle ifâde edememesi durumuna denir. Dısarıyla iletisim imkânları, bu durumda olan bir hasta için gene ...

                                               

Lohusalık

Lohusalık ya da loğusalık bir kadının doğum yaptıktan sonra yasadığı yaklasık 6 haftalık süreci kapsayan döneme verilen isimdir. Bu dönem, kadınların gebelikte, metabolizma ve genital sistem olusan değisimlerin geriye döndüğü süreçtir. Lohusalıkt ...

                                               

Makrosefali

Makrosefali, nitelemesi kafatasının asırı büyüklüğünü tanımlar. Primer makrosefali olgularının büyük bölümü sendroma-özgü bir bulgu olarak ortaya çıkar; bazıları ise baska bir bulgu olmaksızın görülen" ailesel makrosefali ”lerdir. Sekonder makros ...

                                               

Malan sendromu

Malan sendromu, asırı büyüme sendromları kümesinin üyesidir; olgularının çoğu spontan olarak ortaya çıkar, kalıtsal birkaç olgu vardır. Sotos sendromuna özgü tüm bulguların bir bölümü saptanır. Kemik yası ileridir. Yas aldıkça belirginlesen makro ...

Free and no ads
no need to download or install

Pino - logical board game which is based on tactics and strategy. In general this is a remix of chess, checkers and corners. The game develops imagination, concentration, teaches how to solve tasks, plan their own actions and of course to think logically. It does not matter how much pieces you have, the main thing is how they are placement!

online intellectual game →